MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/302 E., 2024/331 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat
Bakanlık vekili
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin, 28.10.2025 tarihli ve 2025/3514 Esas, 2025/8396 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2025 tarihli ve 9-2025/47235 sayılı itirazı üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının konusu, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğine olayın sübut bulduğuna ve sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, tanık anlatımları, mağdurenin çelişkili anlatımları, mağdure hakkında tanzim edilen 23.03.2023 tarihli psikiyatri rapor içeriği ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ Sayın Üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 28.10.2025 tarihli ve 2025/3514 Esas, 2025/8396 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.03.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Daire çoğunluğunca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının reddine karar verilmiş ise de; Mağdurenin ÇİM'de alınan ifadesinde sanığın kendisine kötü dokunduğunu, poposuna kıyafeti içerisinden dokunup elini hareket ettirdiğini, olayın gece olduğunu, kardeşi ile birlikte sanığın evinde kaldıklarını, kendisinin koltukta uyurken sanığın yanına geldiğini ve kendisini ellediğini, çiş yaptığı yere kıyafetinin içinden dokunduğunu, bastırdığını, eliyle sürterek ileri geri hareket ettiğini, bir anda korkarak uyandığını, bastırmasından dolayı canının acıdığını, çiş yaptığı bölgenin üst kısmının acıdığını, bu olay yaşandığında kapının kapalı olduğunu, korkup rahatsız olduğunu, uyanıp gözünü açtığında sanığın kendisine kızgın bir şekilde baktığını, devamında tuvalete gitme bahanesi ile ... teyzesinin (sanığın eşi) yanına gittiğini beyan etmiş olup ifade kendi içinde tutarlı ve samimi olup ayrıntı içermektedir.
Mağdurenin ÇİM görüşmesi sonrası adli görüşmecinin yaptığı değerlendirmede; mağdurenin adli görüşmeci ile iş birliği içerisinde hareket ederek sorulan sorulara erişim düzeyine ve amacına uygun cevaplar verdiği, mağdurenin iletişime açık bir tutum sergilediği ve gelişim özelliklerinin kimlik yaşı ile uyum gösterdiği, mağdurenin özel bölgelerini bildiği, iyi dokunma kötü dokunma ayrımını yapabildiği, yaşının küçük olmasına rağmen adli görüşme ve ön görüşme sırasında yaşadığı olayı, duygu ve düşüncelerini açık, anlaşılır, samimi, nesirsel, kurgudan uzak ve güvenilir cevaplar verdiği, verdiği ifadenin olay örüntüsü, yer, mekan, kişi olarak detaylı, tutarlı ve güvenilir olduğu, sorulan soruları içtenlikle cevapladığı, vermiş olduğu bilgilerde samimi olduğuna dair rapor tanzim edilmiştir.
Katılan ... ... aşamalardaki ifadesinde, kızı olan mağdure ile birlikte ablasına gitmek için takside yolculuk yaptıkları esnada kızının endişeli bir şekilde "... amcamlar gelecek mi" dediğini, kendisinin de "gelmeyecekler ama gelseler ne olur" dediğini, kızının bir anda ağlamaya başladığını ve ağlayarak kendisine hitaben "... amcamlar bir daha bize gelmesin, biz onlara gitmeyelim, ben onun bana bakışlarından korkuyorum" dediğini, bunun üzerine neden ağladığını ve korktuğunu ısrarla sorduğunu, mağdurun kendisine "... amcam bana dokundu" dediğini, öncelikle inanmadığını, o esnada taksiden indiklerini ve eve girmeden nasıl dokunduğunu kızına sorduğunu, kızının eli ile poposunu göstererek önce poposunu, daha sonra ön tarafını ellediğini, sonrasında ise korkup tuvalete gittiğini söylediğini beyan etmiş olup, mağdurun annesi katılana anlattığı olay örgüsü ile ÇİM'de alınan ifadesindeki olay örgüsü örtüşmektedir.
Olayın intikaline ilişkin dinlenilen tanık ...'ın ifadesinde, bir gün mağdure ... ve ailesi ile birlikte eşinin ablasına gitmek için taksi çağırdıklarını, mağdurenin ağlayarak gitmek istemediğini, sebebini sorduklarında "... Teyzem'ler gelecek mi" dediğini, sebebini sorduklarında "artık onları sevmiyorum" dediğini, neden sevmediğini sorduklarında anlatmak istemediğini, ısrar ettiklerinde "... amcam bana terbiyesizlik yaptı, popomu tutuyor" dediğini, annesin de "sevmek için yapmıştır" dediğinde mağdurun "hayır içine soktu" dediğini, mağdurun ağlamaya başladığını beyan etmiştir.
Dairemizin mahkumiyet kararını bozma gerekçesinde bahsi geçen 23.03.2023 tarihli psikiyatri raporu onaysız fotokopiden ibaret özel bir rapor olup, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi uzmanı Dr. ... tarafından düzenlenmiştir. Rapor tarihi 23.03.2023 olmasına rağmen mağdurenin 18.12.2020 tarihinde kliniğe annesi tarafından getirildiği, öfke nöbeti, kıyafet konusunda takıntı şikayeti olduğu, mağdurla yapılan görüşmede duygusal aşırı hassasiyet ve öfke kontrol sorunu olduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Olayın ortaya çıkış şekli itibariyle doğal ve spontan olduğu, mağdurenin annesi katılanın ve tanık ...'ın birbiriyle tutarlı ifadesine göre mağdurenin sanıkla karşılaşmak istememesi üzerine sebebi sorulduğunda ağlamaya başladığı ve sanığın poposuna kıyafetinin içinden dokunduğunu beyan ettiği, ÇİM ifadesinde de olayı ayrıntısıyla anlattığı,
Sanık ile mağdurenin ailecek görüştükleri ve mağdurenin zaman zaman sanığın evinde yatılı kalacak kadar samimi oldukları, sanığa iftira atması için bir sebep bulunmadığı,
Mağdurenin olaydan iki yıl kadar önce öfke kontrolü ve aşırı duygusallık şikayetiyle özel bir psikiyatri kliniğine başvurmasının beyanlarına itibar edilmesine engel teşkil etmeyeceği, ÇİM görüşmesi sonrası adli görüşmecinin yaptığı değerlendirmede mağdurenin verdiği ifadenin olay örüntüsü, yer, mekan, kişi olarak detaylı, tutarlı ve güvenilir olduğu, sorulan soruları içtenlikle cevapladığı, vermiş olduğu bilgilerde samimi olduğu yönünde görüş bildirildiği, ifade çözümü tarafımızca okunduğunda da mağdurenin beyanlarının kendi içinde tutarlı ve samimi olduğunun gözlendiği anlaşılmakla itirazın kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle itirazın reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.