MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/552 E., 2019/387 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun
kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
katılan mağdur vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Nizip Ağır Ceza Mahkemesince, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkûmiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303//1-c maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 225/1. maddesinde yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklindeki düzenleme gereğince mahkûmiyetin dayanağını yalnızca iddianamede dava konusu edilmiş eylemler oluşturabilir; açılmayan davadan hüküm kurulamaz.
İncelenen davada Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.08.2018 tarihli İddianame, sanığın 10.09.2017 tarihinde gerçekleştirdiği iddia edilen tek bir cinsel istismar eylemine dayandırılmış olup; önceki tarihlere ilişkin herhangi bir eyleme yer verilmemiştir. Buna karşın İlk Derece Mahkemesince, iddianame kapsamı dışında kalan ve ayrı bir davayla yargılama konusu edilmemiş olan önceki tarihli eylemler de esas alınarak sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu zincirleme biçimde işlediği sabit görülmüş; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2. maddesi uyarınca tayin edilen temel ceza, aynı Kanun’un 43. maddesi uyarınca artırılmıştır. Dava açılmaksızın yargılama konusu edilen eylemler üzerinden zincirleme şekilde hüküm kurulması karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
Ceza yargılamasında hüküm kurulabilmesi için yargılama konusu eylemle ilgili usulüne uygun biçimde açılmış bir davanın bulunması zorunludur. 5271 sayılı Kanun’un 170/4. maddesine göre iddianamede yüklenen suçu oluşturan olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanması gerekmekte; aynı Kanun'un 225/1. maddesine göre ise hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilebilmektedir. Bu düzenlemeler karşısında iddianamenin, yüklenen suçu oluşturan fiil ya da fiilleri hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde ortaya koyması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda 01.08.2018 tarihli İddianame incelendiğinde, sanığa isnat edilen ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilen eylemlerin nelerden ibaret olduğuna dair herhangi bir anlatıma yer verilmediği, İddianamede yalnızca tarafların iddia ve savunma beyanları, toplanan maddi deliller ile soruşturmanın geçirdiği aşamalara ilişkin ifadeleri içermekle yetinildiği ve sanığın sevk maddelerine göre cezalandırılmasının talep edildiği görülmektedir. Suç oluşturduğu öne sürülen eylemleri somutlaştırmayan bu belge hukuken iddianame niteliği taşımadığından, sanık hakkında usulüne uygun bir ceza davası açılmış sayılamaz. Bu itibarla sanık hakkında usulüne uygun iddianame düzenlenmesi sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin mahkûmiyet hükmü kurulması ve buna yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabul ve uygulamaya göre; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un “103/2'' maddesi yerine “103/2 (son cümle)” biçiminde gösterilmesi ve bu hatanın istinaf aşamasında da giderilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılan mağdur vekili, katılan ... vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Nizip Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.03.2026 tarihinde