MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/864 E., 2025/1007 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını, suça sürüklenen çocuk hakkında ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davalarında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın kayda göre on iki yaşında olan mağdureyi idaresinde bulunan araç ile sırasıyla ormanlık alana ve günlük kiralık eve götürerek anılan mahallerde ayrı ayrı vajinal ilişki yaşadığının, suça sürüklenen çocuğun ise mağdureyi ikametine götürerek vajinal ilişki yaşadığının kabulü ile atılı suçlardan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayini ile takdiri indirim hükümleri uygulanmasının hatalı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza tayin edilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109/2 ve 43/1. maddelerinin uygulanması gerektiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine, vekil ile temsil olunan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdure rızası dışında alıkonulmadığından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, mağdurenin sosyal medya uygulaması ve yüz yüze görüşmede yaşı hususunda yanıltıcı beyanlarda bulunması karşısında daha önceden tanışıklığı olmayan sanığın yaş hususunda hataya düşmesinin kaçınılmaz olduğu gözetilmeden hata hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığına ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, olayın intikal şekli ve süresi, suça sürüklenen çocuğun ilişkiyi bitirmesinden ileri gelen husumet hali, mağdurenin eylemin zamanına dair çelişkili, eylem şekli ve olay mahalline dair ayrıntı içermeyen soyut beyanları ile tanık anlatımı karşısında suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği sabit olmamasına karşın mağdurenin beyanları bölünerek her suç açısından farklı değerlendirilme yapılması suretiyle mahkumiyet hükmü verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Karar başlığında suça sürüklenen çocuğun eylemine dair suç tarihinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararlarında katılan Bakanlık vekili, sanık ile suça sürüklenen çocuk müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çankırı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.03.2026 tarihinde karar verildi.