(931 S. K. m. 17)
Dava: Davacı ihbar ve kıdem tazminatıyla birlikte ödenmeyen yıllık ücretli izin parası istemiş davalı, iş sözleşmesinin tarafından haklı olarak bozulduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia kabul olunarak davanın kabulü cihetine gidilmiş hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Davacı işçinin davalı Belediyenin elektrik işlerinde teknik elaman olarak çalıştığı ve ona ait evde oturan kardeşiyle kiracıların sayaçtan geçirmeksizin elektrik kullandıkları, davada uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemenin kabulü hilafına davacının da aynı evde oturduğu, dosya münderecatından ve özellikle mahkemenin hükmüne dayanak aldığı tutanaklardan anlaşılmaktadır. Bu durumda, sayaçtan geçirmeksizin elektriğin kullanılmasının davacının eylemi sonucu olduğunun veya hiç değilse durumu bildiğinin kabulü genel hayat tecrübelerine uygun düşer. Genel hayat deneylerine ve hayatın olağan akışına dayanan kimsenin iddiasını ispatla yükümlü tutulamayacağı ise, şekli hukukun temel kurallarındandır. O halde, davalı mevcut şu duruma rağmen sayaçtan geçirilmeksizin elektrik kullanılmasının kendi eylemi veya kendi bilgisi altında olmadığını ispat zorundadır. Öbür yandan, anılan biçimde bir eylem ve davranış İş Kanunu anlamında sadakate aykırı ve iş sözleşmesinin feshini haklı kılan önemli bir sebep teşkil eder. Bundan başka, fesih olayında bir kaç yıl önce verilen bir bonservis de özellikle tek başına varılan bu sonucu değiştirecek nitelikte sayılamaz.
Mahkemece, açıklanan yönler üzerinde gereği gibi durulmadan ve buradan belirtilen düşüncelerin kabul edilmemesi halinde bunun kanuni nedenleri gereği gibi açıklanmadan yazılı düşüncelerle davanın kabulü yolunda hüküm tesisi, usule ve yasaya aykırıdır. Bu bakımdan temyiz itirazları yerindedir. O halde, temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı davalı işveren yararına BOZULMASINA, 14.06.1968 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy