(1475 S. K. m. 26) (2822 S. K. m. 5, 6)
Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı pirim alacağı ile ikramiye farkının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2- Gerçekten 1978-1980 dönemi TİSnin 22/E maddesinde işçiye her ay için devamlılık primi olarak üç yevmiye, iş primi olarak da üç yevmiye olmak üzere toplam altı yevmiye prim ödenmesi kabul edilmiştir. Ancak YHK. nun 1980-1983 dönemi için kabul ettiği TİSnde 22. madde değiştirilmiş, madde metninden (E) bendi çıkarılmış, başkaca primi öngören bir düzenleme cihetine de gidilmemiştir. Aynı Sözleşmede saklı haklar maddesine de yer verilmemiştir. Bilirkişi de durumu aynen böyle tespit etmiştir. YHK. önceki TİSsinde mevcut olan prim maddesine sonradan karara bağladığı TİS.de yer vermemiş olmasında yasaya aykırı bir yön yoktur. Zira her TİS diğerinden bağımsızdır ve düzen ilkesi gereği bir sonraki TİS ile Önceki TİSdeki bazı haklar değiştirilebilir, kaldırılabilir ve yeni haklar getirilebilir. Bu nedenle sonraki TİS.ne rağmen önceki TİS.deki hakların kazanılmış hak oluşturduğu iddiası da ileri sürülemez. 1983-1986 TİSsinde de prim maddesine yer verilmemiştir. Bu sözleşmenin 15/b maddesi hükmünü de 1978-1980 dönemi TİSdeki primlerin ödeneceği anlamında kabul etmek mümkün değildir. Çünkü az önce belirtildiği üzere araya YHK. TİSsi girmiş ve prim maddesini ortadan kaldırmıştır. Ortadan kaldırılmış olan bir TİS. maddesinin bu TİS. hükmüne göre devam edeceğini düşünmek olanak dışıdır. Sadece 1986-1988 TİS. ile her ay için iki yevmiye tutarında prim Öngörülmüştür. Bu primler ise işverence davacıya ödenmiştir. Bu husus esasen uyuşmazlık konusu değildir. Şu durumda davacıya uyuşmazlık konusu dönem ile ilgili olarak her ay altı yevmiye tutarında prim Ödenmesi söz konusu olamayacağından bu isteğin reddi gerekir.
3- İkramiye isteğine gelince: 1983-1986 TİSnin 36. maddesinde daimi işçilere yılda 120 yevmiye, mevsimlik işçilere her tam mevsim için 75 yevmiye tutarında ikramiye ödeneceği belirtildikten sonra, 2. fıkrasında; tam mevsim çalışmayan mevsimlik işçilerle selektör ve strilize işçilerinin ikramiyelerinin gün kesintili olarak ödeneceği, bir sonraki fıkrada da; gün kesintili ödemelerin hesaplanmasında bir mevsimin 6 ay 180 gün kabul edileceği yazılıdır. Buna göre her tam mevsim çalışması 180 gün olarak, 75 yevmiye tutarında ikramiye alabilmek içinde; tam mevsim yani 180 gün çalışmış olmak koşulu öngörülmüş bulunmaktadır. Böyle olunca 180 günü tamamlamayan mevsimlik çalışmalar da ikramiyenin işçinin çalıştığı süreyle orantılı olarak ödenmesi gerekir. İşveren de mevsimlik çalışmasında davacıya çalıştığı süreyle orantılı olarak ödeme yapmıştır. 1986-1988 dönemi TİSnin ikramiye ile ilgili 36. maddesini de aynı şekilde yorumlamak icap eder. Bu nedenlerle ikramiyeye ilişkin isteğin de reddi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.03.1989 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy