(506 S. K. m. 11) (Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü m. 62)
Dava: Davacı, hastalığının meslek hastalığı olduğunun tespitine, maluliyet oranının saptanmasına, gelir bağlanmasına ve manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, istek gibi karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı kendisinde Akut inferier myokard infarktüsü hastalığının tespit edildiğini bu hastalığın çalıştığı davalı MKE.Kurumuna ait işyerindeki iş şartlarından meydana geldiğini iddia ederek MKE.Kurumunu ve SS.Kurumunu hasım göstermek suretiyle açtığı davada bu hastalığın meslek hastalığı olduğunun tespitine, malüliyet oranının saptanmasına, gelir bağlanmasına ve manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece SS.Kurumu Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesinden verilen rapora dayanılarak istek gibi karar verilmiştir.
Gerçekten işin yürütüm şartları yüzünden meydana gelen hastalık ve arıza halleri meslek hastalığı sayılır. Nitekim 506 sayılı SSK`nun 11. maddesinde ve Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü`nün 62. maddesinde meslek hastalığı sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici ve sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleri olarak tanımlanmıştır. Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğünde de meslek hastalıkları, hastalığı meydana getiren zararlı olanların gruplarına göre 2 listede toplanmış ve listelerde hangi hastalıkların meslek hastalığı sayıldığı gösterilmiştir. Öte yandan 506 sayılı SSK`nun 11. maddesinin son fıkrasında, bu Kanuna göre tespit edilmiş hastalıklar listeleri dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması üzerine çıkabilecek uyuşmazlıkların S. S. Yüksek Sağlık Kurulunca karar bağlanacağı hükme bağlanmıştır.
Şu durumda, davacıda tespit edilen (Akut İnferior myokard İnfarktüsü) nün meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı hususunun sözü edilen Kanun ve Tüzük hükümleri uyarınca S.Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekir. Kanunun öngördüğü buyurucu nitelikteki bu hükme uyulmadan hastane raporuna göre yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 27.11.1990 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy