(1475 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının işyerinde diğer bir işçiye müessir fiilde bulunduğu ve bu fiilden dolayı ağır ceza mahkemesince neticeten 1 yıl 4 ay 20 gün ağır hapis cezası ile cezalandırıldığı ve mahkumiyet kararının Yargıtaydan geçmek ve onaylanmak sureti ile kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durum, 1475 sayılı İş Kanununun 17. maddesinin II. bendinin (ç) ve (e) fıkralarındaki hali oluşturur. (e) fıkrasında işçinin işyerinde 7 günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesinden bahsedilmiştir. Bu nedenlerden dolayı işveren işçinin hizmet akdini fesihte haklıdır. Davacının müessir fiilde bulunduğu işçi ile aralarında eski bir husumetin bulunması ve müessir fiilin böyle bir husumet sonucu işlenmiş olması bu sonucu değiştirmez. Zira (e) fıkrası hükmü, farklı şekilde düşünceye yer vermez. O halde kıdem tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 20.11.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy