(1475 S. K. m. 1, 9)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya ait işyerinde işçi olarak çalıştığına dair yazılı bir belge ibraz edememiştir. Dinlettiği şahitler kocası ile birlikte işe girdiğini ve birlikte davalı şirketin işlerini yaptığını söylemişlerse de, davalı şahitleri de davacının kocası ile birlikte şirkete ait lojmanda oturduklarını kocasının şirkette bekçilik, çaycılık ve temizlik gibi işlere baktığını, davacının ise, lojmanlarda oturan öğretmenlerin evine giderek gündelikçi olarak çalıştığını, işverene ait işyerinde çalışmadığını, bildirmişlerdir. Dosyadan kocasının işçi olarak çalıştığı ve onun tarafından da ihbar ve kıdem tazminatı davası açıldığı o davanın lehine sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Davacının iddiası yönünden dosyada başkaca bir delil mevcut değildir. Kendisine ücret ödemesine ait herhangi bir belge de yoktur. Bütün bu durumlar birlikte değerlendirildiğinde davalı savunmasının ve davalı şahit ifadelerinin olayın cereyan tarzına uygun olduğunu gösterir. Böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 04.06.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy