(1475 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 113)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı farkının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı idare avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Borçlar Kanunun 113. maddesine göre asıl borç tediye ile veya sair bir surette sakıt olduğu takdirde kefalet ve rehin ve sair fer'i haklar da sakıt olur. Evvelce işleyen faizlerin talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş veya hal icabından neşet eylemiş olmadıkça bu faizler talep olunamaz. Buna göre şayet kıdem tazminatı taksitler halinde ödenirken davacı işleyen faizler için talep hakkının mahfuz bulunduğunu beyan etmemiş ise, geçmiş günlere ait faiz talep edilemez. Bu husus üzerinde durulmadan işlemiş faizlere karar verilmiş olması doğru değildir. Bunun resen nazara alınması icap eder.
2 - Kıdem tazminatının geç ödenmesinden dolayı geçmiş günler faizinin hesabında hizmet akdinin feshi tarihindeki mevduata uygulanan en yüksek 1 yıllık faizin uygulanması gerekir. 1 yıl içinde faiz oranlarında değişiklik olsa bile değişik faiz oranlarına göre hesap yapılmaz. Bu cihet gözetilmeksizin 1 yıl içinde değişen ve davalı aleyhine olan faiz oranlarına göre hesap yapılması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.05.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy