(1475 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, kıdem ve kötü niyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, üç katı ihbar ve kıdem tazminatı isteğine ilişkindir. Davacı davalıya ait işyerinde çalışmakta iken hastalığı nedeniyle 19.11.1990 tarihinden itibaren işe devam etmemiş ve iş akti işverence 29.1.1991 tarihinde feshedilmiştir. Gerçekten Adli Tıp Kurumu Ankara Şube Müdürlüğünün dosyada mevcut 28.2.1991 gün ve A/2059 sayılı raporunda davacının 22.11.1990 tarihinde taraf ehliyetine haiz olmadığı ve halen psikotik reaksiyon içerisinde bulunduğu saptanmıştır. Nitekim daha sonra kendisine vasi tayin edilmiştir. Böylece davacının söz konusu hastalığı nedeniyle işine gidemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda işveren 1475 sayılı İş Kanununun 1inci bendinin son fıkrası uyarınca işçinin işyerindeki çalışma süresine göre, aynı Kanunun 13üncü maddesindeki bildirim önellerini 6 hafta aştıktan sonra iş aktini feshedebilir. Olayda davacının işyerindeki çalışma süresine göre, bildirim öneline 6 hafta eklendikten sonra bulunacak süre geçtikten sonra iş akti feshedilmiş ise, sadece kıdem tazminatına, aksi halde hem ihbar hem de kıdem tazminatına karar verilmelidir. Her ne kadar davacı kötü niyet tazminatı istemişse de, olayda kötü niyet gerçekleşmediğinden, bu isteğin reddi doğrudur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 02.02.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy