(2822 S. K. m. 9) (1475 S. K. m. 27, 28)
Dava: Davacı, ücret farkının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı idareye ait (A) işyerinde çalışmakta iken muvazzaf askerlik hizmetini yapmak üzere işyerinden ayrılmış, askerlik dönüşü işe alınması için yaptığı başvuru üzerine yine davalı idareye ait bir başka işyeri olan (B) işyerinde boş yer bulunduğu için, orada göreve başlatılmıştır. Her iki işyerinde ayrı ayrı toplu iş sözleşmeleri uygulanmaktadır. İşveren, davacının askerlik dönüşü işe başladığı merkez işyerinde yürürlükte bulunan ve davacının askerde bulunduğu sırada, uygulanmış olan toplu iş sözleşmesinin getirdiği zamları dikkate alarak, baz ücretini tespit etmiş ve buna göre uygulama yapmıştır. Davacı, askerlik hizmeti için ayrıldığı (A) işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, ücretinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Toplu iş sözleşmesi belirli bir işyerini ve orada çalışan taraf sendika üyeleri işçileri kapsar. Bu nedenle davalı evvelce çalıştığı diğer işyerindeki Toplu İş Sözleşmesi ile getirilen zamların kendisine uygulanmasını isteyemez. Ancak çalışmakta olduğu işyerinde uygulanmakta olan sözleşme zamlarından yararlanabilir. Nitekim işveren de doğru olarak bu yolda uygulama yapmıştır. Aksi, halde, halen çalıştığı işyerindeki, emsali işçilerin ücretleri ile bir farklılık meydana gelir ki, bu da eşitlik ilkesine aykırı düşer.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, işverence yapılan uygulama doğru ve yukarıdaki açıklamalara uygun olduğundan davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 18.5.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy