(1475 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, iş akdinin işverence devamsızlık nedeniyle feshedildiğini oysa bu süre için Müdür Yardımcısından izin aldığını, diğer taraftan iş akdinin sadece disiplin kurulu kararıyla feshedilebileceği kuralına uyulmadığını ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı istemiş, mahkemece istek gibi karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 10.10.1991 ve 11.10.1991 günleri izinsiz ve mazeretsiz olarak işyerine gelmediği açıkça anlaşılmakta olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir.
1475 sayılı İş Kanununun 17/II-f maddesine göre, izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki gün işe devamsızlık halinde işverenin bildirimsiz fesih hakkı doğar. Bu gibi haklı fesih sebeplerinin varlığı halinde, TİS'deki feshe sadece disiplin kurulunca karar verileceğine dair hükme uyulmadan akdin doğrudan işverence feshedilmesi feshi haksız kılmaz. Zira fesih kararı ister işveren, isterse disiplin kurulu tarafından verilmiş olsun, her iki halde de yargı denetimi olanağı bulunmaktadır.
Böyle olunca, disiplin kuruluna gidilmemesi şekli noksanlık olarak mütalâa edilebilir ve neticede yine yargının denetimi söz konusu olacağından, sırf bu şekli noksanlık nedeniyle hukuki sonuç değişmez.
Diğer taraftan, disiplin kurulunun haklı bir fesih sebebini görmezden gelmesi söz konusu olamayacağına, eğer böyle bir durum zuhur ederse yargı kararı ile gerçeğin bulunacağı tabii olduğuna göre sırf bu şekli duruma uyulmasına yönelik olarak işverene derhal fesih hakkı veren ve açıkça belli olan bir durum karşısında yasa ile verilmiş bu hakkını kullanmaktan alıkoyan TİS. düzenlemelerini haklı görmek de mümkün değildir.
Bu itibarla, işveren disiplin kurulu kararı olmadan iş akdini feshetmiş olsa bile, mahkemesinin meseleyi inceleyip, feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığını saptaması ve sonucuna göre hüküm kurması gerekir.
Dosyadaki tüm delillerden davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak ardı ardına iki gün işyerine gelmediği anlaşıldığından, iş akdinin feshi haklı sebebe dayandığından ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz. Bu durumda davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.07.1993 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy