(1475 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 435 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Her hak gibi fesih bildirimi hakkını da dürüstlük kurallarına uygun olarak kullanmak gerekir. Eğer hak sahibi kanunen kendisine bahşedilen bu hakkı dürüstlük kurallarına ters düşen bir şekilde kullanmaya kalkarsa, hakkını kötüye kullanmış olur. Hakkın kötüye kullanılmasını teşkil eden fesih bildirimleri normal olarak şeklen kanuna uygun olup, esası ve özü itibariyle hukuk düzenine aykırı olan fesihlerde ortaya çıkacaktır. Bu itibarla şeklen kanuna uygun olarak kullanılmış fesih bildirimi hakkı amacı dışında ya da amacından saptırılarak kullanılmışsa, kötüye kullanılmış sayılacaktır. Kısaca söylemek gerekirse, fesih bildirimi hakkı dürüstlük kurallarına uygun olmayan bir görünüme sahipse kötüye kullanıldığı sonucuna varılabilecektir. (Ünal Narmanlıoğlu İş Hukuku, 1994-S.214).
Somut olayda işverenin hizmet sözleşmesini fesihte kötü niyetli olduğu kanıtlanmamıştır. Bu durumda mahkemece kötüniyet tazminat talebinin reddine, onun vasıfsız hali olan ihbar tazminatının kabulüne karar vermek gerekirken aksi düşünce ile kötüniyet tazminatının kabulüne karar vermek isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy