(1475 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatı, Toplu iş Sözleşmesi farkı, devlet ve sendika ikramiyesi, izin yardımı, giyim ve koruyucu eşya yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine;
2. Kötü niyet tazminatı, ihbar tazminatının vasıflı biçimidir. Bir kez ihbar tazminatı hüküm altına alındıktan sonra, kötü niyet tazminatı olarak ayrıca 3 katı değil 2 katı kötü niyet tazminatına karar vermek gerekir. Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması bu doğrultudadır. Yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 13.05.1996 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İhbar tazminatı, fesih bildirimi için yasada öngörülen bildirim önellerine uyulmasını temine yönelik bir yaptırım olduğu halde, kötü niyet tazminatı işverenin fesih hakkını kullanırken objektif iyi niyet kurallarına aykırı davranışının müeyyidesidir.
Diğer bir ifadeyle ihbar tazminatı iş yasasına, kötü niyet tazminatı ise objektif iyi niyet kurallarına aykırı davranışı yaptırıma bağlanmıştır. Bu nedenle kötü niyet tazminatı ihbar tazminatından müstakil olarak istenebilir. Kötü niyet tazminatı ihbar tazminatının vasıflı şeklidir diyen görüşe katılmamız mümkün değildir. Eğer böyle kabul edilirse, ihbar önellerine uygun davranmasına rağmen fesih hakkını kötüye kullanan işveren için ihbar tazminatı söz konusu olmayacağı için onun vasıflı şekline de hükmedilemeyecektir.
Diğer taraftan bu tazminatların farklı şeyler olduğunu kabul etmediğimiz takdirde ihbar önellerine uymasına rağmen feshi kötü niyetle yapan işveren ile hem önellere uymayıp ve hem de feshi kötü niyetle yapan işvereni aynı kefeye koyup aynı miktarda tazminatla hükümlü kılmak durumunda kalırız ki bu doğru olamaz.
Yasa koyucunun ihbar tazminatını getirmekteki amacı iş güvencesini sağlamak olduğuna göre bu amaç, ihbar tazminatını kötü niyet tazminatı içinde eritmekle değil her ikisinin ayrı tazminatlar olduğu yolundaki yorumun benimsenmesiyle temin edilebilir.
Nitekim doktrinde hakimin görüşü de bu yoldadır. (Eyrenci İHU, 13 (no.11) Ekonomi İHU 13 (no. 21), Oğuzman 1984 Kararları BSS. 58)
Bu nedenlerle talep halinde her iki tazminata ayrı ayrı yani ihbar tazminatının 4 katı tutarında tazminata hükmetmek gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluk kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy