(2821 S. K. m. 30)
Dava: Davacı, bayram, giyim ve yakacak yardımı ile ikramiye ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelere göre işyerinde çalışmakta olan davacı işçi, üyesi olduğu sendika tarafından 10.6.1992 tarihinde işyeri izin kurulu üyeliğine atanmış, davalı tarafından 30.6.1992 tarihinde de iş akdi feshedilmiştir. Davacı işçi bunun üzerine 31.7.1992 tarihinde açtığı dava ile işe İade isteğinde bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda istek gibi işe iadesine kesin olarak karar verilmiştir. Davalı işveren daha sonra bu karar uyarınca davacıyı işe başlatmıştır.
Davacı bu dava ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer işçilik haklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkemece istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu sadece işyeri sendika temsilcisi için, işe iadeyi öngörmüş, konu ile ilgili 30 uncu maddesinde ayrıntılı kurallara yer vermiştir. İşyeri izin kurulu üyeliği bu teminatın dışında kalmaktadır. Bu nedenle işe iadeye ilişkin mahkemece verilen karar hatalıdır. Ne var ki bu karar kesinleşmiştir.
Ancak kesinleşen bu karar işe iade ile ilgili olup boşta geçen süre bakımından Sendikalar Kanunun 30 ncu maddesinde belirtilen hakları isteme olanağı vermez. Bu husus göz önünde tutularak isteğin reddine karar vermek gerekirken, yanlış değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda anlatılan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.09.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy