(1475 S. K. m. 16, 18, 26)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ve faiz alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeblere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Ücret, hizmet sözleşmesinin sine quo non kurucu unsuru olup, hizmet sözleşmesi çerçevesinde, işçinin iş ifasının karşılığı olarak işverene düşen asli edim yükümünü ifade eden İş Kanunu`nun 26`da tanımlanan yine aynı hükmün ikinci fıkrasınca en genç ayda bir ödenmesi gereken ve ödenme zamanı gelmekle muaccel hale gelen bir borçtur. İşveren, işçinin ücretini kanun veya iş sözleşmesi hükümlerine göre ödemez ise ücretin işçi bakımından taşıdığı önemi nedeniyle işçi sözleşmeyi İş Kanunu`nun 16/II-d`ye göre fesihte haklı olur.
Olayımızda işveren ücretleri personel yönetmeliği m. 45`e göre her ayın sonunda ödemek zorundadır. İşveren Temmuz 93 ücretini 25.8.1993 25 gün gecikmeyle ödemiştir. Davacı işçinin, sözleşmeyi feshi ihbar tarihi olan 10.8.1993`de henüz Temmuz ayı ücreti ödenmemiş olup bu durum 25.8.1993`e kadar devam etmiştir. Burada sürekli bir borca aykırılık hali var olup, İş Kanunu`nun m. 18`deki 6 iş günlük sürenin geçirilmesinden söz edilemez. Kaldı ki işveren ücret dışında diğer işçilik alacaklarında da temerrütü vardır. Aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 5.10.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy