(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, çalışma parası ve hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacı, çalışma süresine ait sigorta primlerinin yatırılmadığını davalı işverene bildirilmesi üzerine haksız olarak hizmet akdine son verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili ve fazla mesai alacakları talebinde bulunmuştur. Davalı davacının işi kendisinin terk ettiğini savunmuş, mahkemece hafta tatili ücreti isteği kabul edilmiş, terk nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatları talepleri ile fazla mesai ücreti isteği reddedilmiştir.
Davacının işveren nezdinde 2.11.1987 18.12.1995 döneminde 8 yıl 1 ay 16 gün sürekli olarak çalıştığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Dosyada bulunan sigorta prim cetvellerinden işverence davacının 1994 yılı primlerinin yatırılmadığı, 1995 yılından da sadece 175 günlük prim yatırılarak sigortalılığının eksik gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu durum, diğer delillerle de birlikte değerlendirildiğinde davacının hizmet akdinin işveren tarafından haklı bir nedene dayanılmadan feshedildiğinin kabulü gerekir. Böyle olunca ihbar ve kıdem tazminatları hüküm altına alınmalıdır. Yazılı şekilde bu isteklerin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 19.12.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy