(1475 S. K. m. 13, 14) (1086 S. K. m. 159, 163)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Duruşma tutanaklarından açıkça anlaşıldığı üzere davalı tarafa tanıkların isim listesini vermesi, masrafları yatırması için kesin mehil verilmesine rağmen davalının 10 günlük süre içerisinde listeyi vermediği gibi masrafları da yatırmadığı anlaşılmakta ise de; müteakip oturumda davalının tanıklarını mahkemede hazır bulundurduğu, bunların dinlenmesini istediği, böylece ara kararını eylemli olarak yerine getirdiği tartışmasızdır. Mahkemece verilen kesin mehil karşısında davacı tarafın muvafakati olmadığı için hazır bulunan tanıkların dinlenilmemesi savunma hakkının açıkça zedelenmesine yol açar. Bu durumda hazır bulundurulan tanıkların dinlenmesi için davalı tarafa tekrar önel verilip böylece savunmayı kanıtlama olanağı tanınmalı ve daha sonra toplanan deliller değerlendirilmek sureti ile bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.03.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy