(2822 S. K. m. 38) (1475 S. K. m. 26, 51)
Dava: Davacı, ücret ve ikramiye fark alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin 04.08.1995-20.11.1995 tarihleri arasında raporlu olduğu, bu rapor süresi içinde 02.11.1995-27.11.1995 tarihleri arasında da işyerinde prosedürüne uygun şekilde grev uygulandığı konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Davacı işçi, rapor süresi içinde uygulanmış olan grev dönemi için ücret isteğinde bulunmuş, mahkemece de TİS`nin geçici 4. maddesi uyarınca istek hüküm altına alınmıştır. TİS`nin anılan maddesinde "TİS`nin kapsadığı işyerlerinde uygulanan greve katılmayarak veya katılmaktan vazgeçerek grev sırasında işyerinde çalışmış olan işçiler de bu TİS hükümlerinden yararlanırlar" görüldüğü üzere bu madde, TİS`den yararlanma ile ilgili olup, grev sırasında raporlu olan işçilere ücret ödenmesini öngören bir hüküm niteliğinde değildir. Bu itibarla grev sırasındaki raporlu süre ücretinin ödenmesi sonucuna varmak mümkün değildir.
Diğer taraftan 2822 sayılı TİS, Grev ve Lokavt Kanunu`nun 38/2. maddesine de dayanılamaz. Gerçekten 38. madde de yararlanma ile ilgilidir. Ayrıca belirtmek gerekir ki ücret bir iş karşılığıdır. Bu bakımdan raporlu olarak geçen ve çalışılmayan sürenin ücretinin ödenmesi istenemez. Meğer ki bu konuda yasada ya da TİS`de bir hüküm bulunsun. Böyle olunca davanın reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 31.03.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy