(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Başbakanlık Tasarrufları Koruma Fon'unda hizmet akti ile çalıştığını ve emekli olmak suretiyle ayrıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece de istek gibi hüküm kurulmuş ise de taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi şeklinde nitelendirilmesi olanağı yoktur. Gerçekten davacı 11.8.1983 tarih ve 2874 sayılı Tasfiye Halindeki Bankerlerin Tasfiyelerinin Hızlandırılması Hakkında Kanun ve bu kanun uyarınca çıkarılan 14.4.1986 tarihli 86/10600 sayılı yönetmelik uyarınca işe alınmış olup sözleşmeli personel statüsünde çalıştırıldığı adı geçen yasanın 3 ncü ve yönetmeliğin 1 ve 16 ncı maddelerinin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Böyle olunca aradaki ilişkinin hizmet akdine değil idare hukukuna dayandığı kabul edilmelidir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümlenmesi idari yargı yerinin görevine girdiğinden görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, 04.02.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy