(1475 S. K. m. 13, 14)
Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, ikramiye, yıllık ücretli izin parası, kıdemli işçiliği teşvik primi ile işçilik haklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Davacının 01/04/1991-01/07/1994 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde devamlı olarak işçi sıfatıyla çalıştığı konusunda bir uyuşmazlık yoktur. İşyerinde görülen iş mahiyeti bakımından sürekli bir iştir. İşyerinde yürütülmekte olan ve süreklilik arzeden bir işte üç yıldan fazla altışar aylık sürelerde çalışan işçi daimi işçi niteliğindedir. İşverenin zincirleme iş akdini yenilememiş olması işin niteliğine etkili olmaz.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki objektif iyi niyet kuralları göz önünde tutularak belli edilmek gerekir. İşverenin bazı yükümlerden kurtulmak için zincirleme sözleşmeler yapması Medeni Kanunun m. 2'de öngörülen iyi niyet kurallarına aykırıdır. Davalı Belediyede çalışan aynı nitelikteki işçilerden bir kısmını koruyucu hükümler dışında tutmak hem anayasanın eşitlik ilkesine hem iş hukukunun temel kurallarına uygun düşmez.
Somut olayımızda davacı altı aylık süresi belirli akillerle üç yıldan fazla çalışmıştır. Taraflar arasındaki belirli süreli akit belirsiz süreli sözleşme haline gelmiştir. O halde ihbar tazminatına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy