(1475 S. K. m. 13, 14, 17, 18)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de, HUMK.nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı işçinin emniyeti suistimal suçundan mahkum olduğu, davalı banka müfettişince işyeri ile ilgili bu suç dolayısı ile düzenlenen 16.9.1994 tarihli rapor ve soruşturma evrakının 30.9.1994 tarihinde Toplu İş Sözleşmesi hükmü uyarınca disiplin kuruluna verildiği, Disiplin kurulunca da aynı tarihte hizmet sözleşmesinin feshine karar verildiği bu karar üzerine 6 işgünlük süre geçirilmeksizin davalı bankaca hizmet sözleşmesinin feshedildiği, tüm bu gelişmelerin 1475 sayılı İş Kanununun 17. ve 18. maddelerine uygun olarak gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü isabetsizdir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş bu isteklerin reddine karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 07.07.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy