(2821 S. K. m. 25, 29)
Dava: Türk K. Sendikası adına Avukat A. E. ile A. B. adına Avukat E. Ş. Y. aralarındaki dava hakkında Ankara 9. İş Mahkemesinden verilen 19.6.1997 günlü ve 2550-375 sayılı hüküm davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı sendika, genel başkanlığını yaptığı sırada emekli olup işçilik sıfatını kaybeden davalının 1995 yılında tekrar genel kurulda başkan seçilmesinden sonra da bir takım usulsüz işlemlerde bulunup işten el çektirildiğini, seçimi mutlak butlanla yok hükmünde olan, sendikadaki görevini kötüye kullanan davalının görevden el çektirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sendika genel başkanlığı görevine ara vermeyip, işverenin eski işine almayacağını belirterek yasal tazminatlarını ödediğini, 3449 sayılı yasa ile değişik 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 25. maddesinin çalışmaya devam edenlerin emekliliklerinin sendika üyeliğini sona erdirmeyeceğini iddia olunan olayın 1994 yılında gerçekleşmesine rağmen 17-18.6.1995 tarihinde yapılan genel kurulda bir itiraz olmaksızın yeniden genel başkan seçildiğini, Sendika Ana Tüzüğünün 20. maddesinde belirtilen hususlar olmaksızın görevden uzaklaştırılmasının haksız olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, 7.4.1994 tarihinde hizmet akdinin feshiyle emekli statüsüne geçen davalının 1995 yılındaki genel kurulda adaylığı ve başkan seçilmesi geçersiz ve mutlak butlan niteliğinde olduğu "yasaların geçmişe yürümezliği prensibi" gereğince önceki yasa döneminde sendika üyeliği sona erip yeni yasa dönemindeki başkanlığı hukuki değil fiili bir başkanlık olduğundan ve 4101 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten yararlanamayacağından diğer iddialar haklı bulunmamakla beraber davanın kabulüyle davalının davacı sendika genel başkanlığı görevinden el çektirilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalının 31.1.1984 tarihinde davacı sendika genel başkanlığına seçilmesiyle hizmet sözleşmesinin sona erdiği ve profesyonel sendikacılığa geçtiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar 11.4.1994 tarihli Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürlüğü yazısında davalının birlikte şef olarak çalışırken sendika başkanlığına seçilmesiyle izinli sayıldığı belirtilmekte ise de bu kabul öğreti ve Dairemizin kararlarında benimsenmemektedir. Çünkü uzun süreli ara verme ücretsiz izin ve askıya alma olmadığı gibi bir zorunluluktan da doğmamaktadır.
Bu durumda davalının hizmet sözleşmesini profesyonel sendika yöneticiliğine seçilme nedeniyle 31.1.1984 tarihinde feshedip sendika üyeliği nedeniyle 2821 sayılı kanunun 29. maddesine göre sendika genel başkanlığı görevine ara vermeksizin almaması gereken tazminatlarını almak suretiyle emekliye ayrılmış bulunmaktadır.
Öte yandan 4.4.1995 tarihli ve 4101 sayılı yasa ile 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 25/son maddesinde yapılan değişiklik ile sendika yönetim kurulundaki görevi sırasında yaşlılık aylığı almaya başlayan davalının sendika üyeliği "görevleri süresince ve yeniden seçildikleri sürece devam eder" kuralından yararlanması gerekir. Zira çalışma hayatı ile ilgili kanunların lehe olan hükümleri geçmişe etkilidir. Ayrıca davacının anılan yasa değişikliği sırasında sendika üyeliği devam ettiği gibi daha sonra 17-18.6.1995 tarihinde yapılan Sendika Genel Kurulunda yeniden genel başkan seçilmiş olması karşısında davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 9.7.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy