(1475 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 187)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, fazlaya ait haklarını saklı tutmak sureti ile açtığı ilk kısmi dava ile kıdem tazminatı, fazla mesai hafta tatili ücreti ve yıllık ücretli izin isteklerinde bulunmuş, ancak o dava sonuçlanmadan mahfuz tuttuğu haklar için davayı açmıştır. Dosya içeriğinden bir ikinci davanın açılmasından önce davalı işveren şirket iflas etmiştir. Daha sonraki aşamada iflas masasına husumet tevcih edilmiştir. İlk dava sonuçlanmadan saklı tutulan haklar için bu davanın sonuçlandırılmış olması doğru değildir. Bunun için öncelikle o
davanın sonuçlanmasının beklenmesi ve karar kesinleştikten sonra o dosyanın celp edilmesi gerekir. Bütün bunlardan sonra davalı İflas İdare Memurundan talep edilen işçilik haklarının iflas masasına yazdırılması konusundaki diyecekleri sorulmak ve bu konuda yazılmasını kabul edildiği takdirde bu dava konusuz kalacağından "bu hususta karar verilmesine yer olmadığı" şeklinde hüküm kurulmalıdır. Şayet, İdare Memuru iflas masasına kaydına muvafakat etmediğini bildirdiği takdirde bu davanın masaya kayıt ve kabul davası olarak görülüp sonuçlandırılması gerekir.
Eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy