(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının davalıya ait tatil köyünde mevsimlik işçi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının iş akdi son kez mevsimin sona ermesi nedeni ile 30.9.1993 tarihinde askıya alınmıştır. Davacı yeni mevsimde zamanında çağrılmadığından bahisle 6.5.1994 tarihinde akdin feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem istemini içeren bu davayı açmıştır. Bu dava açıldıktan kısa bir müddet sonra 11.5.1994 tarihinden akdin feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem istemini içeren bu davayı açmıştır. Bu dava açıldıktan kısa bir müddet sonra 11.5.1994 tarihinde davacı yeni mevsimde çalışmak üzere çağrılmıştır. Burada özenle durulacak husus, yeni mevsimde faaliyetin başlamasının tespit işlemi davalı işverene ait olduğu olgusudur. Davacı yeni mevsimde işyerinin açıldığını ve kendisinin çağrılmadığını ileri sürmüş ise de, bu konuda herhangi bir kanıt göstermemiştir. Buna karşılık davalı tanıkları ise davacının yeni mevsimde işe çağrıldığını teklif edilen ücreti kabul etmediği için işbaşı yapmadığını ayrıntılı bir şekilde açıklamışlardır. Tüm bu açıklamalar karşısında davacının yeni mevsimde çağrıldığı halde işe başlamamak suretiyle iş aktini feshetmiş sayılacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 2.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy