(1475 S. K. m. 9) (818 S. K. m. 325)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı ile davalı arasında belirli süreli hizmet akdi yapılmış olup bu sözleşme süresinden önce davalı tarafından feshedilmesi sebebiyle bakiye süre için davacı tarafından ücret talebinde bulunulmuştur. Mahkemece verilen ilk kararda geriye kalan sürenin tümü için ücrete hükmedilmiştir. Bu kararın davalının temyizi üzerine dosyayı inceleyen Dairemiz 9.7.1997 tarihli ilam ile bakiye süre için hüküm altına alınan ücret alacağından Borçlar Kanununun 325. maddesi uyarınca "işin yapılmamasından dolayı davacının tasarruf ettiği yahut diğer bir işle kazandığı yada kazanmaktan kasden ferağat ettiği şeyi indirmesi gerekeceği" düşüncesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak davacının emekli aylığı aldığından bahisle bu isteği tamamen reddetmesi hatalıdır. Gerçekten davacının her üç ayda bir emekli aylığı alması onun başka bir işte çalıştığı anlamına gelmez. Bu nedenle Borçlar Kanununun anılan hükmü gözönünde tutularak uygun bir indirim yapılmak suretiyle bu istek hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy