(818 S. K. m. 161, 61, 13)
Dava: Davacı, ihbar tazminatı farkı ile tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının temyizine gelince:
Davalıya ait işyerinde çalışırken hizmet sözleşmesi feshedilen davacı işçi 1.1.1993- 31.12.1994 yürürlük süreli 12. dönem Toplu İş Sözleşmesinin 11. maddesine dayanarak alacak talebinde bulunmuştur. Bu maddenin konu ile ilgili ilk iki fıkrasında "gerekli sebep olmadıkça TGS üyesi işten çıkarılamaz, çıkarıldığı takdirde yasal hakları işveren tarafından 13. ve hakettiği takdirde 14. madde hükümlerine göre derhal ödenir. Ancak yargı organlarınca gerekli bir sebep olmaksızın çıkarıldığı saptanırsa işveren yasal hakları dışında (212) sayılı yasaya tabi olanların kıdem tazminatına esas olan her meslek yılı için, 1475 sayılı yasaya tabi olanların (işyeri kıdemi için) çıplak brüt 1 maaş tutarında tazminatı, TGS üyesine 13 ve 14. madde hükümlerine göre ödenen kıdem ve ihbar tazminatları yanında ayrıca öder" denilmektedir.
Mahkemece davacı işçinin daha önce toplu iş sözleşmesinin 35. maddesindeki teknolojik gelişmeler öne sürülerek işçilerin işine son verilmesi halinde tazminat ödenmesini öngören hükme dayanarak dava açtığını o davanın yapılan yargılaması sonunda reddedildiğini bu gelişmeler karşısında davacı işçinin bu kez toplu iş sözleşmesinin 11/2 maddesine dayanarak tazminat istemesi olanağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının işine teknolojik nedenle son verilmediği, işyerinin bir bölümünün bir başka semte taşındığı ancak diğer bölümünün bir kısım işçilerle birlikte çalışmasını sürdürdüğü davacının sözleşmesinin feshi için ortada bir neden bulunmadığı böylece 11. maddede öngörülen "ancak yargı organlarınca gerekli bir sebep olmaksızın çıkarıldığı saptanırsa" koşulunun gerçekleştiği açık seçik ortadadır. Bu delil durumu karşısında cezai şart niteliğinde bulunan brüt bir maaş tutarındaki tazminata karar verilmesi, diğer yandan da Borçlar Kanununun 161/son maddesine göre mahkemece takdir hakkı kullanılarak bu cezai şartın tenkisi yoluna gidilmesi gerekir.
Hatalı değerlendirme ile bu isteğin yazılı şekilde reddedilmiş olması isabetsizdir.
3-Hüküm altına alınan ihbar tazminatı fark alacağı toplu iş sözleşmesinin 14/son maddesinden kaynaklanmaktadır. Böyle olunca 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 61. maddesinde öngörülen en yüksek işletme kredisi faizinin yürütülmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.3.1997 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI : Mahalli mahkemenin toplu iş sözleşmesinin 11. maddesine dayalı davacı isteğinin reddi gerekçesini yerinde gördüğümden, dairemizin çoğunluğunun 2 nolu benddeki bozma kararına katılmıyorum. 11.3.1997
Full & Egal Universal Law Academy