(2821 S. K. m. 4, 60) (2822 S. K. m. 15)
Dava: Isparta İl Özel İdaresi adına Avukat B. U. ile 1- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına Avukat T. T. 2- T. Sendikası adına Avukat E. S. aralarındaki dava hakkında Isparta Asliye Hukuk Hakimliğinden İş Mahkemesi sıfatıyle verilen 11.3.1997 günlü ve 89/9 sayılı hüküm davacı ve davalı bakanlık avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı İdare dava dilekçelerinde, Isparta İl Özel İdare Müdürlüğü ve bağlı işyerlerinde işletme düzeyinde toplu iş sözleşmesi yapması için T. Sendikasını yetkili kılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 27.6.1996 gün ve 8496-015886 sayılı çoğunluk tespit işleminin iptalini talep etmişler ve mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı isteğinin reddine karar verilmiş ve bu karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı taraf gerek dava ve gerekse temyiz dilekçelerinde, işletmenin kapsamına değişik işkolunda bir çok işyerinin girdiğini ve bu nedenle yetki tespiti ile ilgili işlemden önce işkolu tespiti yapılması gerektiğini ileri sürmektedirler.
Gerçekten dosyadaki belgelerden işyerleri ve işletme için iş kolu tespitlerinin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinden anlaşılacağı şekilde, davacının istekleri arasında tespitin iptali ile birlikte, işyerlerinin İş Kolları Tüzüğünün hangi sıra numarasına girdiğinin de belirlenmesi yer almaktadır. Bu durumda uyuşmazlıkta 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 4. maddesi söz konusu olmaktadır. Bu maddeye göre bir işyerinin girdiği iş kolunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının resmi gazetede yayınlanan tespit kararına karşı ilgililer 15 gün içinde iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemede dava açabilirler. Olayda muteniz işveren bu maddede öngörülen prosedüre uymadan dava açmıştır. Bu durumda öncelikle bu işyerlerinin girdiği iş kolunun tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurmak üzere davacıya mehil vermek ve bu tespit sonucu ön mesele yapılmak ve bunun sonucuna göre işin esasını çözüme kavuşturmak gerekirken, bu yönlere gidilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle kesin olarak BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.5.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy