(2821 S. K. m. 40) (2822 S. K. m. 9)
Dava: Davacı, TİS'den doğan alacakların ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, dayanışma aidatı ödemek sureti ile TİS'den yararlandırılması gerektiğinden söz ederek fark alacak taleplerinde bulunmuş ve ayrıca askerlik nedeni ile de işten ayrıldığı için kıdem tazminatına da karar verilmesini istemiştir.
Davalı idare, davacının temizlik işlerini ihale ile alan firmanın işçisi olarak çalıştığını savunmuş ve husumet itirazında bulunmuştur.
Mahkemece istekler hüküm altına alınmış ise de davalı idareye ait iş yerinin temizlik işlerinin ihale ile bir müteahhit firmaya verilip verilmediği, verilmiş ise, aradaki sözleşmenin niteliği üzerinde gereği şekilde durulmadığı gibi davacıya ait şahsi sicil dosyası da celbedilmemiş böylece kiminle hizmet akti ilişkisi kurduğu açık ve kesin şekilde tespit edilmemiştir. Dosya içinde TİS bulunmamaktadır. Mahkemece bu eksiklikler öncelikle giderilerek davacının gerçekte kimin işçisi olduğu ortaya çıkarılmalı, bir alt işverenle ilişkisi bulunduğu takdirde, yani davacının alt işverenin işçisi olması halinde asıl işveren durumundaki davalı işverenin taraf olduğu TİS'den yararlanamaz. Bütün bunlardan ve kıdem tazminatından aslında alt işverenin sorumlu tutulması kuraldır. Asıl işverenin sorumluluğu ise alt işverenin sorumlu olduğu miktar ile sınırlıdır. Bu durumda alt işveren kıdem tazminatından hangi miktarla sorumlu ise davalının da o miktar ile sınırlı sorumluluğu kabul edilmelidir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 11.05.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy