(1475 S. K. m. 13, 14, 16, 18) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ve haksız kesinti alacağının ödetilmesine, davalı ve karşı davacı ise ihbar tazminatı kasa ve ATM alacağı ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, her iki davayıda kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı karşı davalının bir kısım usulsüz işlemler sonucu davalı karşılık davacı bankayı zarara uğrattığı için ünvan indirimi cezası verilerek ücretlerinden kesinti yapılmasına Ağustos 1997 de başlandığı halde 3.11.1997 tarihinde hizmet akdini 1475 sayılı İş Kanununun 16/11-(d) ve (e) bentleri uyarınca fesh ettiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Kayseri Şube Müdür Yardımcılığından Ankara Bahçelievler Şubesi kıdemli şefliğine atanıp çalışmasını yeni şubede yürüten davacı karşılık davacının ücretinden kesinti yapılması ve iş şartlarının ağırlaştırılmasını gerekçe göstererek hizmet akdini fesh etmesine rağmen ünvan indirimi dışında iş koşullarının aleyhe değiştirilmesi olduğu ispatlanamamıştır.
Ancak davacı karşılık davacının bankayı zarara uğrattığı konusunda birisi hukukçu bankacı diğeri hukukçu olmak üzere iki kişilik bilirkişi kurulunun hesap raporuna davalı-karşılık davacı tarafından yapılan itirazlar üzerine mahkemece bir araştırma yapılmadan karar verilmiştir. Alınan bilirkişi raporu yetersizdir. Zira davacı karşılık davalı vekilincede son celsede yirmi günlük maaş farkından dolayı 46.138.599 TL.yi faizi ile ödemeyi kabul etmelerine karşın bilirkişilerce bu alacağın olmadığı belirtilip hesap yapılması yoluna dahi gidilmemiştir. Bu durumda feshin 1475 sayılı İş Kanununun 18. maddesindeki 6 iş günlük hak düşürücü süre içinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenmesi için davacı karşılık-davalının ücretinden işverence kesinti yapılmasının yerinde olup olmadığının davalı-karşı davacının önceki rapora itirazları değerlendirilmek suretiyle raporları yeniden seçilecek içinde bir hukukcununda bulunacağı bankacılık konusunda uzmanlardan oluşturulacak üç kişilik bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik tahkikatla yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy