(2821 S. K. m. 2, 31) (1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem ve sendikal tazminatların ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda;ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.02.1999 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat Halil Yedibela ile karşı taraf adına Avukat Şahir Kıraç geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi,gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı işçi davalı Anonim Şirkete ait işyerinde çalıştığını ancak muvazaalı biçimde şirketin taşeronu olarak gösterilen G..... İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayii Ltd.Şti.'nin işçisi imiş gibi işlem yapıldığını bunun sonucu olarakda davalı şirketin tarafı olduğu Toplu İş Sözleşmesine göre ihbar ve kıdem tazminatları ödenmediği gibi sözleşmesine sendikaya üye olması nedeniyle davalı tarafından son verildiğini ileri sürerek fark ihbar ve kıdem tazminatları ile sendikal tazminat isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece ücret bordrolarına ve sigorta işe giriş bildirgelerine dayanarak davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara göre muvazaa iddiası kabul edilmemiş ve davacı yukarıda adı geçen Ltd.Şti.'nin işçisi sayılmıştır. Her ne kadar dosyada davalı Anonim Şirket ile taşeron Limited Şirket arasında bir istisna sözleşmesi mevcut olup yapılan işin bir bölümü dava dışı şirkete devredilmiş ve ücret bordrolarında davacının işvereni olarak Limited Şirket gösterilmiş ise de bunlardan uyuşmazlığın gerçeğe uygun biçimde sonuçlandırılması mümkün görülmemektedir. Şirketler arasındaki istisna sözleşmesinin çalışan işçilerin değiştirilmesi ve işe alınacak yeni işçiler konularında davalı Anonim Şirketin onayının alınması şeklindeki kuralları dikkat çekici olduğu gibi sigorta giriş bildirgelerinde de işveren olarak davalı Anonim Şirketin gösterilmiş olması da üzerinde durulması gereken bir keyfiyettir. Davacının dinlettiği ve işyerinde yetkili pozisyonlarda görevli tanık anlatımlarından davacı işçinin diğer kimi işçiler gibi aslında davalı şirketin işçileri olduğu, gerçek durumun örtüldüğü sonucu kolaylıkla çıkarılabilmektedir. Asıl önemli olan davacı işçinin üyesi olduğu sendikanın şikayeti üzerine düzenlenen Bölge Çalışma Müdürlüğü tahkikat evrakındaki verilerdir . Gerçekten iş müfettişi yaptığı inceleme ve araştırmalarla ortada davalı Anonim Şirket ile dava dışı Limited Şirket arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin bulunmayıp gerçek durumun gizlenmesi amacıyla göstermelik bir taşeronluk bağlantısının yapıldığı ortaya çıkarılmıştır. Mahkemece bu sözlü ve yazılı kanıtlar üzerinde durulmaksızın ve dolayısıyla bir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın sathı bir gerekçeyle sonuca gidilmiş olması hatalıdır. Ayrıca belirtilmelidir ki bir ihale konusu dahi yapılmadan önemli bir işin devri muvazaa konusundaki tereddütleri ortadan kaldırabilecek nitelikte önemli bir olgudur. Sözleşmedeki 5'inci sayfasının (k) işaretli bendinde "sık sık vukuu bulan değişmeleri önlemek amacıyla müteahhit çalıştırdığı elemanları AGS'nin tasvibini almadan değiştiremeyecek, kendiliğinden ayrılan işçilerin yerlerine işçi alındığında yeni işçileri AGS'nin tasvibi olmadan çalıştırmayacaktır" şeklindeki hükümlerde aslında gerçek anlamda alt işveren - asıl işveren ilişkisinin olayda bulunmadığını gösteren önemli olgulardır. Bu durumda Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamaları doğrultusunda davacının davalı şirketin doğrudan işçisi kabul edilerek yararlanma koşulları araştırılarak hasıl olacak sonuca göre fark ihbar ve kıdem tazminatları konusunda hüküm kurmalıdır. Bir başka anlatımla yararlanmak koşulları Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre tazminatlar hesaplanmalı ve ona göre sonuca gidilmelidir.
2- Davacı işçinin sendikal tazminat isteğine gelince; dosya içinde bulunan sendikaya üyelik fişi tanık anlatımları ve Bölge Çalışma Müdürlüğünce düzenlenen soruşturma evrakı; davacı işçinin iş yerinde sendikalaşma yani sendika üyeliği üzerine aradaki hizmet aktinin feshedildiğini göstermektedir. Bu sözlü ve yazılı kanıtlara göre davalı Anonim Şirket İşçilerin sendikaya üye olmalarından rahatsız olmuş ve bundan dolayı da Limited Şirket üzerinde etki yaparak davacının ve arkadaşlarının işlerine son verilmesini sağlamıştır. Bu olumsuz tutumdan dolayı davacı işçinin sendikal tazminata hak kazandığı kabul edilmelidir. Böyle olunca hesaplama yapılıp belirlenen miktar hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 20.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy