(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, bakiye ihbar ve kıdem tazminatı fark alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı davalı şirkette çalışırken 23.12.1997 tarihinde hastalanmış ve bu tarihten itibaren 10 günlük istirahat raporu almıştır. Ancak davacının iş sözleşmesi 31.12.1997 tarihinde fesh edilmiş ve kendisine ihbar ve kıdem tazminatları ödenmiş olup ayrıca davacı aynı tarihte davalıya vermiş olduğu ihbarnameyle işvereni ibra etmiştir. Her ne kadar raporlu dönem içinde iş akdinin fesh edilmesi halinde fesih işlemi rapor süresi sene erdikten sonra yürürlüğe girmesi gerekirse de davacı raporlu dönem içerisinde davalı işverenin fesih işlemini kabul etmiş ihbar ve kıdem tazminatını alarak ayrıca davalıyı bu konuda ibra da etmiş bulunmaktadır. Böyle olunca davacının hizmet sözleşmesi 31.12.1997 tarihinde fesh edilmekle 1.1.1998 tarihinden itibaren yürürlüğe giren ücret artışlarından faydalanmak suretiyle ihbar ve kıdem tazminatı farkı isteyemez. Buna rağmen mahkemenin anılan fark isteklerini kabul etmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.01.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy