(1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, sendikal tazminat, ikramiye, ücret ve aile yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmiş ise de; HUMK. nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı işveren tarafından işyeri panolarına asılı yazılarda sendika değiştirmenin doğru olmadığı belirtilmiştir. Dosyaya ibraz edilen Dairemizin 27.1.1998 tarih ve 1997/19717-851 sayılı bozma kararında sözleşmesi feshedilen işçiler tarafından yapılan şikayet üzerine bölge çalışma müdürlüğünce düzenlenen soruşturma evrakında feshin sendikal nedene dayandığı görüşüne yer verildiği vurgulanmıştır. Bu soruşturma evrakı bu dava dosyasında yer almamış ise de davacı işçinin de diğer işçiler gibi önce ... Sendikasına üye iken bu üyelikten istifa ettiği ve sonrada ... Sendika'sına üye olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi dinlenen davacı tanıkları da davalı işveren tarafından diğer işçilerle birlikte davacının da sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini belirtmişlerdir. Ancak herhangi bir tereddüdün kalmaması için davacı işçinin de ismine yer verilmiş olup olmadığının soruşturmayı yapan bölge çalışma müdürlüğünden sorularak, soruşturma evrakının da celp edilerek bu dava açısından da bir değerlendirme yapılması gerçeğin ortaya çıkması bakımından yerinde olur. Bir başka anlatımla işyerinde cereyan eden olayların tümünün de göz önünde tutulmasında yarar vardır. Çünkü olaylar birbirini izlemiş ve bunun sonucunda da çok sayıda işçinin iş sözleşmeleri feshedilmiştir. Bunun içindir ki davacı Dairemizin bozma kararını dosyaya sunmuştur.
3- Davalı bir takım ödeme belgesi niteliğinde banka dekontları ibraz etmiş ve davacı da bunlara itiraz etmemiştir. Bu konu üzerinde durularak gerçekten savunulduğu gibi bir ödeme varsa bunların gerçekleşen haklardan mahsubu gerekir.
4- Hüküm altına alınan alacaklar için davalı işveren daha önce temerrüde düşürülmüş değildir.
Bu itibarla hüküm altına alınan alacaklar için fesih tarihinden değil dava tarihinden faiz yürütülmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy