(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin 28.06.1996 tarihli bildirimle hizmet sözleşmesinin 30.06.1996 tarihinde feshedildiği 30.06.1996 tarihli ihbarname ile de ihbar ve kıdem tazminatlarını aldığı fesih bildiriminden ve ibraname içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacı işçi, 28.06.1996 tarihinde rapor aldığını, istirahatin temmuz ayı ortalarına kadar devam ettiğini, böylece feshin gerçekleşmediğini, hizmet sözleşmesinin rapor bitimi tarihine kadar askıda kaldığını iddia ederek, 01.07.1996 tarihinde yükselen katsayıdan dolayı fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece de istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Gerçekten davacının, 28.06.1996 tarihinden itibaren istirahatli olduğunu gösteren bir rapor dosyaya ibraz edilmiştir. Ne var ki, hizmet sözleşmesi davalı işveren tarafından feshedildiği gün bu rapor alınmış olduğu gibi, 30.06.1996 pazar günü tarihini taşıyan ihbarnamede de davacı işçi tüm haklarını bordroya göre aldığını kabul etmiştir. Bu durumda feshin ihbar ve kıdem tazminatı peşin ödenerek gerçekleştiği ve böylece oradaki ilişkinin kesin biçimde tasviye edilmiş olduğunun kabulü gerekir. Böyle olunca davanın reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 25.06.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy