(1475 S. K. m. 13, 14, 26, 35)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem tazminatı, fazla çalışma parası, ikramiye, hafta ve genel tatil gündelikleriyle ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.10.1999 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kâğıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat... ile karşı taraf adına Avukat... geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği konuşulup, düşünüldü:
AŞ'ye ait işyerinde uzun bir süreden beri davacının çalışması sürdürülen, üretim faaliyetinin sona erdirileceği anılan şirket tarafından ilgili sanayi ve ticaret odası başkanlığına ve vergi dairesi müdürlüğüne bildirilmiş ve ihracatlar Birliği'nden çekilmiştir. Bu gelişmeler işyerinde cereyan ederken, anonim şirket tarafından işyerinde çalışan üretim alanındaki işçilere önel vermek suretiyle hizmet sözleşmelerinin sona erdirileceği bildirilmiş ve diğer işçilerle birlikte davacıya da 29.12.1991 tarihinde kıdem tazminatı ödenerek, düzenlenen ibraname onun tarafından imzalanmıştır.
Dosya içeriğine göre davacı ihbar öneli içerisinde önceki şirketin bünyesinde yer aldığı holdinge bağlı bir başka şirkette çalışmaya başlamak üzere 14.11.1991 tarihinde ve 30.12.1991/den geçerli olmak üzere yeni bir hizmet sözleşmesi ile çalışmaya başlamak üzere girişimlerde bulunmuş ve 1991yılı sonunda... Sanayi ve Ticaret AŞ işyerinde işe başlamıştır. Davacının yaptığı işe ve çalıştığı yerde herhangi bir değişiklik olmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu oluşturmamıştır. Göze çarpan önemli farklılık; önceki şirkette aylık brüt ücreti hemen hemen yarısı miktarına sonraki şirkete davacının çalıştığının anlaşılması fesih tarihine kadar bu ücret üzerinden herhangi bir anlaşmazlık çıkamayarak çalışmasını sürdürmüş olmasıdır.
Resmi makamlara önceki şirketin üretim bölümünü kapatacağını önceden bildirerek, davacı ile birlikte işçilerin hizmet sözleşmelerini önel vermek suretiyle kıdem tazminatları ödenerek feshi cihetine gidilmesinin yasaya aykırı bir yönü görülmemektedir. Her ne kadar davacı, aynen işlerinde çalışmasını sürdürmüş ise de, bu çalışmanın işlerini devralan yeni işveren yanında ve yeni bir hizmet akdine davalı olması olayın tüm özellikleri dikkate alındığında bunun sonucuna bir etkisi olduğu düşünülemez. Yıllarca yeni sözleşmedeki düşük ücretle çalışan bir kişinin sözleşmesinin sona erdiğini tarihte bunu uyuşmazlık konusu haline getirmesi de kabul edilemez. Açıklanan bu maddi hukuki olgular karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 05.10.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy