(1475 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, ücret ve sosyal hak alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi işyerinde çalışırken maruz kaldığı iş kazası sonucu 28.4.1997 tarihinden itibaren cismani zararından dolayı peş peşe raporlar alarak 15.2.1998 tarihine kadar istirahatlı kalmıştır. Davalı işveren 6.8.1997 tarihli bildirimle önel vermek suretiyle davacının 1.12.1997 tarihinde sözleşmesinin sona ereceğini davacıya duyurmak istemiş ancak kendisi tebellüğden imtina etmiştir. Dosya içeriğine göre 1.12.1997 tarihindeki süre dikkate alınarak kıdem tazminatı ve TDS. den doğan hakları ödenmiştir.
Davacı işçi raporlu sürede sözleşmesinin askıya alınmış olduğunu ancak sürenin sonunda geçerli olan kıdem tazminatı tavanının dikkate alınması gerektiğini 1.12.1997 tarihinden sonra gerçekleşen ayni ve sosyal yardımlara da hak kazandığını iddia ederek fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve TDS. den kaynaklanan hakların tahsili isteği ile bu davayı açmış mahkemece de istek gibi hüküm kurulmuştur.
Uyuşmazlığın çözümü için 1475 sayılı İş Kanununun 17/I-b maddesinin dikkate alınması gerekir. Buna göre işçinin kendi kusuruna yükletilmeyen hastalık, kaza gibi hallerde işverenin hizmet akdini bildirimsiz fesih hakkı, işçinin işyerinde çalışma süresine göre bildirim önelini 6 hafta aşmasından sonra doğar. Somut olayda davacı işçinin çalışma süresine göre bildirim öneli 14 hafta olup, 6 hafta bu önele eklendiğinde 20 hafta sonra işverenin fesih hakkının doğduğunun kabulü gerekir. Bu veriler itibariyle daha açık bir anlatımla işverenin fesih hakkı 18.9.1997 tarihinde doğmuş olmaktadır.
Davalı ise henüz fesih hakkı doğmadan 6.8.1997 tarihinde davacı işçiye verdiği önelle 1.12.1997 tarihinde sözleşmesinin bittiğini bildirmiş olmakla fesih: yukarıda belirtilen 18.9.1997 tarihinden sonra 1.12.1997 tarihinde gerçekleşmiş olduğu için bildirimin daha önce yapılmış olmasının sonucu etkili görülmemesi gerekir. Böyle olunca davacı işçi 1.12.1997 den sonra gerçekleşmiş olan kıdem tazminatı tavanından, ayni ve sosyal haklardan yararlanamayacağı gibi, ihbar tazminatına da hak kazanamaz. Belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın isteklerin kabulü hatalıdır. Böyle olunca dava ret edilmek üzere kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.09.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy