(1475 S. K. m. 14, 16)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 1991 yılında sakat işçi statüsünde işe başlatılmış olup %44 oranında işgücü kaybına maruzdur. Her nekadar 1997 fesih tarihine kadaraynı işi yapmaya devam etmiş ise de hekim raporlarına göre davacının ayakta çalışmasının sakıncalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının bir kamu kuruluşunda iş bulmuş olmasının sonuca gidilmesine etkisi olduğu düşünülemez. Anayasamızın güvencesi altında olan sağlık hakkı en temel haklardan biri olup insanın sağlığını tehlikeye sokacak şekilde çalışmaya zorlanması beklenemez. Bu itibarla davacının feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilerek kıdem tazminatı isteği kabul edilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.10.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı 1991 yılında sakat işçi kontenjanından davalıya ait işyerinde işe başlamış 16.5.1997 tarihine kadar işyerinde çalışmış, bu uzun süre içersinde maluliyet oranı ve yaptığı iş ve çalışma şartları değişmemiştir. Çok uzun süre aynı işi yürüten davacının şartlar değişmediği halde 1475 Sayılı Yasanın 16/1 maddesine dayanılarak akdi feshetmesi aynı yasanın 18 maddesine uygun düşmediği gibi objektif iyiniyet kuralları ilede bağdaşmaz. Zira davacının sakatlığına uygun şekilde çalıştırıldığı davalı tanıklarınca doğrulandığı gibi davacı fesihden önce sağlık nedeni ile işinin değiştirilmesinide yazılı şekilde istemeden Uludağ Üniversitesinde iş bulması sonucu akdi sona erdirdiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda dahi davacının sağlık durumunda kötüleşme olmadığı uzun süre çalışan davacının akdi sona erdirmesinin izahının bulunmadığı açıklanmıştır. Bu nedenlerle kararın onanması görüşündeyim.
Full & Egal Universal Law Academy