(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı, ikramiye, depo tazminatı, emtia kupon bedeli ile ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.3.1999 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalıya ait işyerinde çalışırken 2-24.4.1996 tarihleri arasında yıllık iznini kullanmış; bu izinden döndükten sonra 24.4.1996 tarihinde ailevi sebeplerden dolayı toplu iş sözleşmesindeki hükümlere göre bir aylık süre ile ücretsiz izin hakkını kullanmak istediğini bildirmiş; işverenlikçe bu isteği olumlu karşılanarak ücretsiz izne çıkmış sonra da dönüşünde ikinci kez ücretsiz izin isteğinde bulunmuş ve tekrar bu hakkını da kullandıktan sonra 24.6.1996 tarihinde işbaşı yapmıştır. Birkaç gün sonra 27.6.1996 tarihinde davalı işverene bir ihtarname keşide ederek ücret ikramiye ve diğer işçilik haklarının ödenmediği için hizmet sözleşmesini 1.7.1996 tarihi itibariyle feshettiğini bildirmiştir.
Davacı haklı nedenle sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle kıdem tazminatı ile birlikte ücret, ikramiye ve işçilik hakları talebinde bulunmuş, mahkemece işçilik haklarından bir alacağı bulunmadığı ancak feshin haklı olduğu sonucuna varılarak kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı işçinin ücret ya da ikramiyenin zamanında ödenmemesi nedeniyle gerçekleştirdiği feshin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İşyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ikramiyeler Mart-Haziran, Eylül ve Aralık ayları için öngörülmüş olup, bunların ödeme tarihleri işyerindeki uygulamaya göre müteakip ayın 15 inci günüdür. Davacının hak ettiği Mart 1996 ikramiyesinin kendisine 15 Nisan 1996 da ödenmesi gerekmekte ise de o tarihte ücretli izinde olduğu dikkate alınmalı ve 24.4.1996 tarihinde işyerine döndükten sonra da tekrar ücretsiz izne çıkmış olduğu için ikinci ücretsiz iznin bitiminden ve işe başlamasından bir gün sonra 25.6.1996 da ödendiği düşünülmelidir. Kendisine işyerinde bulunmadığı için anılan ikramiyenin ödenmediği açıkça görülmektedir.
Ücret ödemesinin geç yapılıp yapılmadığı konusuna gelince: Haziran ayında 24 gün çalışmamış, son 6 gün çalışması sözkonusu olduğuna göre Haziran ücretinin geç ödenmesi de sözkonusu değildir. Haziran ayı ücretinin işledikten sonra Temmuz ayı günü ödenmesi gerekirdi ki bu konuda da haklı fesih dayanağının bulunduğu kabul edilemez. Bir başka anlatımla ihtarnamenin çekildiği 27.6.1996 tarihinde davacı işçinin gerçekleşip ödenmeyen herhangi bir işçilik hakkı mevcut değildir. Böyle olunca davanın reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 20.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy