(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, bakiye kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:Davacı davalı işyerine ilk defa 20.9.1982 tarihinde şoför olarak girmiş olup, alkollü araç kullanmaktan dolayı 24.1.1989 tarihinden geçerli olmak üzere işine son verilmiştir. Ancak davacı 3.9.1990 tarihinde yine işçi statüsünde tekrar işe alınmış ve emekli olduğu 4.1.1998 tarihine kadar işyerinde çalışmıştır. Son dönemle ilgili kıdem tazminatı ödendiği işin davacı işçi açmış olduğu bu dava ile tüm sürenin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek fark kıdem tazminatı davası açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda istek gibi karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve şahsi sicil dosyasına göre davacının gerçekten alkollü araç kullandığı için bildirimsiz olarak sözleşmesi feshedilmiştir. O tarihte yürürlükte olan 1.3.1987-28.2.1989 dönemini kapsayan TDS'nde fesih işlemin disiplin kurulunda görüşüleceğine dair bir hükme yer verilmiş değildir. Böyle olunca mahkemece mütalaasına başvurulan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğu kabul edilmelidir. Her ne kadar dosya içinde işyeri yüksek disiplin kurulunun bir kararı mevcut ise de, bu kararda disiplin kurulundan feshi işleminin geçirilmesi gerektiğine ilişkin sözcükler maddi hataya dayanmaktadır. Bu bakımdan anılan karara dayanılarak da sonuca gidilemez. Bu delil durumu karşısında önceki dönemin davacının kıdem tazminatını hak etmeyecek şekilde sona erdiğinin kabulü ve dolayısıyla da davanın reddine karar vermek gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy