(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 9.11.199 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kâğıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat H.D. geldi. karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine ve özellikle davacı tanıklarının ayrıntılı açıklamalarına göre davacının davalıya ait İstanbul'daki işyerinde kepçe operatörü olarak çalışırken işin bitimi ve işyerinin bu nedenle kapatılması üzerine davacının işine son verildiği anlaşılabilmektedir. Davalı bu konuda şahit dinletmemiş, fakat sigorta prim bordroları ibraz etmiştir. Sigorta primi bordrolarında da davacının hiçbir zaman görev yapmadığı Ankara Som gibi yerlerde de çalıştığı gösterilmiştir ki, böyle bir düzenlemenin davacı işçi bakımından sakıncaları bulunduğu açıktır. Bundan başka davalı savunmasında işin bitimi nedeniyle Kahramanmaraş'taki kendisine ait başka bir işyerinde çalıştırmak istediğini ancak davacının bunu kabul etmediğini ileri sürmektedir. Bu şekildeki savunma soyut bir anlatımdan öteye gitmemektedir. Bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi taraflar arasında düzenlenmiş olan ferdi hizmet sözleşmesinde davacının başka bir işte de çalışabileceği şeklindeki düzenlemeden hareketle farklı bir sonca varmak olanağı da yoktur. Gerçekten bu tür bir sözleşme hükmü işçinin başka bir ilde de çalışmasını kabul edeceği anlamına gelmez. Bu maddi olgular hem iş bitimi sonucu davacının işine son verildiğini gösterdiği gibi davacı işçinin sözleşmesini bir varsayım olarak feshettiği takdirdeki sözleşmede yer almayan nakil keyfiyetine rağmen bir başak ilde çalıştırılmasını kabul etmemesinde ve çalıştığı yerinde sigorta prim bordrolarında gerçeğe aykırı şekilde gösterilmesinde davacı işçinin haklı olduğunu ortaya çıkaran nedenlerdir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davacı kıdem tazminatına hak kazandığından bilirkişi tarafından hesap edilmiş olan miktar değerlendirmeye tabi tutulmak suretiyle istek doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 65.000.000.- TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 9.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy