(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile prim alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin prim esasına göre çalıştığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık yapılan satışa göre davacıya primlerinin tam olarak ödenmediği konusunda toplanmaktadır. Tarafların ibraz ettikleri deliller bilirkişi tarafından incelenmiş ve yaklaşık 3 yıllık bir dönemde davacı işçinin yaklaşık iki milyon prime hak kazandığı ve davalı işverence bunun çok daha fazlasının işçiye ödenmiş olduğu sonucuna varılarak prim alacağının bulunmadığı görüş olarak açıklanmıştır. Mahkemece bilirkişinin maddi hata sonucu bir milyon yerine bir milyar rakamını rapora yazdığı belirtilerek bir milyara göre ödenen ve ödenmeyen miktarları tespit etmiş ve aradaki fark üzerinden hüküm kurmuştur.
Bilirkişi raporunda varılan bu sonuç oldukça uzun bir süre çalışan davacının hak ettiği bir prim alacağı olarak düşünülemez. Esasen mahkemede bu görüşten hareket etmiştir. Ne var ki varsayımla böyle bir sonuca varılması olanağı yoktur. Gerçekten bilirkişi raporunda belirtilen dönem dönem prim alacakları da çok küçük rakamlardan oluştuğu görülmektedir. Prim alacağının gerçeğe uygun tespit edilebilmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak ortaya çıkan tereddütlerin giderilmesi zorunludur. Eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy