(1475 S. K. m. 13, 16, 18)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, kira ve aidat bedelleri ile fazla çalışma ve yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı sosyal hak olarak verilen evden fiilen 30.11.1996 tarihinde tahliye ettirildiğine göre davacının İş Yasasının 16/II maddesi gereğince fesih hakkı bu tarihten başlar. Davacı İş Kanununun 18.maddesi gereğince bu tarihten itibaren 6 iş günü içinde 4.12.1996 tarihinde hizmet akdini feshettiğine göre kıdem tazminatı isteminin kabulü gerekirken hatalı değerlendirilerek yazılı şekilde kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi bozma sebebidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.02.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Karşı Oy Yazısı
Davalı işveren tarafından davacıya tebliğ edilen 11.9.1996 tarihli yazı ile tahsis edilen konutun boşaltılması istenilmiş ve davacı bu hususun iş şartlarının ağırlaştırılması olduğunu belirterek 4.12.1996 tarihinde iş akdini feshederek kıdem tazminatı isteminde bulunmuş ve mahkeme, İş Yasasının 18. maddesinde öngörülen 6 iş günlük süre içinde akit feshedilmediği gerekçesiyle istemi ret etmiştir.
İşveren tarafından davacıya tahsis edilen konutun boşaltılmış olarak teslimi işveren tarafından 11.9.1996 tarihinde davacıya tebliğ edilen yazı ile istenilmiştir.
Davacı Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu 25.11.1996 tarihli ve kira bedeli tespit talebini taşıyan dilekçesinde, ... hizmet sözleşmesi şartlarının tek taraflı olarak değiştirilmesi nedeniyle hizmet sözleşmesini feshedeceğim, açacağım kıdem tazminatından yararlanmak amacıyla kira bedelinin tespitini talep ediyorum... şeklinde beyanlarda bulunmakta ve fesih bildiriminde de 11.9.1996 tarihinde kendisine bildirim yapıldığını belirterek 30.11.1996 tarihinde daireyi boşaltmış ve 4.12.1996 tarihinde dava açmıştır.
İş Yasasının 18. maddesi hükmüne göre akdin fesih yetkisi, iki taraftan birinin 16. ve 17. madde hükümlerinde gösterilen hallere dayanarak, bu çeşit davranışlarda bulunulduğunu öğrendiği günden itibaren 6 iş günü geçtikten sonra kullanılamaz.
Davacı kira parası alınmadan oturtulduğu daireden çıkarılacağını 11.9.1996 tarihinde öğrendiğini kabul etmekte ve Sulh Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dilekçe de akdi fesh edeceğini beyan etmektedir. İşverenin iradesi 11.9.1996 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş ve davacı bir takım gerekçeler göstermek suretiyle tahliyeyi geciktirmiştir. Yine davacı 25.11.1996 tarihinde de akdi fesh edeceğini beyan etmesine karşılık 30.11.1996 tarihinde daireyi tahliye edip 4.12.1996 tarihinde dava açmak suretiyle ıttıla tarihinden itibaren yasal süre içinde dava açmadığından, kıdem tazminatı talep etme hakkını kaybetmiş olduğundan mahkemenin bu yönde vermiş olduğu kararın onanması görüşüyle bozma kararına katılamıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy