(2822 S. K. m. 12)
Dava: ... İşletmesi adına Avukat ... ile 1- T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına Avukat ... 2- Sosyal İş Sendikası adına Avukat ... aralarındaki dava hakkında Antalya İş Mahkemesinden verilen 11.10.1999 günlü ve 66/607 sayılı hüküm davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 18.11.1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı şirket tarafından yetki tespitine yapılan itirazla ilgili davada mahkeme bilirkişi raporuna bağlı kalarak ve kendisine göre hiçbir gerekçe göstermeden işyerinde çalışan işçi sayısını 104 olarak tespit ederek sendikanın 59 üye işçiyle yasal çoğunluğu sağladığını kabul ederek iptal istemini reddetmiştir.
Taraflar arasındaki sorun özel güvenlik görevlilerinin işçi sayısında dikkate alınıp alınmayacağı noktasındadır.
2822 sayılı yasanın 12. inci maddesinde kurulu bulunduğu iş kolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunun üyesi bulunduğu işçi sendikası Toplu İş Sözleşmesinin kapsamına girecek işyeri veya işyerlerinin her birinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının kendi üyesi bulunması halinde bu işyeri ve işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir denilmektedir.Yine aynı maddede bir işkolunda çalışan tüm işçilerin yüzde on tespitinde değerlendirmeye alınacağı belirtilmektedir.
Maddede bütün işçi sayısından söz edilmektedir. Nitekim Dairemizin 30.3.1987 gün ve 3006 esas 3382 sayılı kararında işyerinde çoğunluğun tespitinde işçi olarak çalışan kimselerin sendikaya üye olup olamayacakları nazara alınmaksızın hesaplamaya katılmaları gerektiği vurgulanmıştır. Bu karar tamamen yasanın düzenlenişine uygun olarak alınmış olduğundan ve aradan geçen süre içerisinde yasanın ilgili maddelerinde yeni bir düzenlemeye gidilmediğinden karardan rücu edilmesi için herhangi bir yasal yön bulunmamaktadır. Yasanın belirtilen hükmünde işyerinde çalışıp da işçi sendikasına üye olması yasaklanan işçilerin işyerinde çalışan işçi sayısına dahil edilemeyeceğinden söz edilmemiştir.
Yasanın 13ncü maddesinde de işyerindeki işçi ve üye sayısının Bakanlıkça belirleneceğine işaret edilmektedir. Yasada sendikaya üye olabilme koşullarını taşıyan kişilerin çalışan işçi sayısına esas alınacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Yasanın birbirini tamamlayan hükümlerinde çalışan işçiden söz edilmektedir. 1475 sayılı İş Yasasının 1nci maddesine göre hizmet akdine dayanarak bir ücret karşılığı çalışan kişiye işçi denir. Özel Güvenlik görevlileri de bu tanımın kapsamında yer aldıkları ve işyerinde çalışan işçi olarak kabul edildiklerinden yasa maddelerinde yer alan işyerinde çalışan bütün işçi sayısı kavramından bağışık tutulmaları yasal olarak mümkün olamayacağından, işyerinde çalışan işçi sayısına dahil edilmemeleri gerektiği şeklindeki kabule katılamadığımızdan yasaya aykırı olarak verilmiş bulunan mahkeme kararının bozulması düşüncesindeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy