(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti ile bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmiş ise de HUMK. nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı işyerinde çalışırken 3.12.1996 günü kullandığı davalıya ait araçla trafik kazası geçirdiğini ve tutuklandığını 58 gün tutuklu kaldığını, tahliye edildikten sonra 15 gün izin kullandığını izin sonucu işe alınmadığını iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Davalı ise davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını, kazayı müteakip tutuklu kaldığı sürece hizmet akdinin devam ettiğini cezaevinden çıktıktan sonra istifa dilekçesi verdiğini ileri sürmüş, mahkemece savunmaya değer verilerek davacının ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmiştir.
Davacı yargılama sırasında istifa dilekçesi olarak ibraz edilen belgedeki imzanın beyaza atıldığını buna değer verilemeyeceğini iddia etmiştir. İstifa belgesi incelendiğinde kaza tarihinden bir ay öncesi 3.11.1996 günü davacının istifaen ayrıldığının yazılı olduğu görülmektedir. İstifa dilekçesindeki tarihteki çelişki davalının savunmasını kısmen doğrulamaktadır. Tüm dosya içeriğinden bu dilekçenin hizmet akdi devam ederken çok önce davacıdan alındığı anlaşılmaktadır. Böyle olunca bu istifa dilekçesine dayanarak davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy