(1475 S. K. m. 1, 26)
Dava: Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı şirket temyiz yoluna başvurduktan sonra 7.12.1999 tarihli dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirmiştir. Dosyadaki vekaletnameye göre davalı vekilinin bu hususta yetkili olduğu anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin reddine,
Davalı Mustafa Şimşek'in temyizine gelince;
Davacı işçi, davalı şirketin Libya'daki inşaat işyerinde çalıştığını ücretinin tam ödenmediğini, bakiye alacağının Türkiye'de ödeneceği konusunda işveren şirket yetkilisi davalı Mustafa Şimşek ile sözleşme imzaladıkları halde, ödenmediğini belirterek alacak isteğinde bulunmuştur. Mahkemece hüküm altına alınan ücret alacağından her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgelere ve özellikle ve davalı şirketçe davalıya verilen vekaletnamelere göre davalı Mustafa Şimşek'in işin ve işyerinin yönetiminde görev aldığı işveren adına hareket ettiği ve bu amaçla bir takım sözleşmeleri imzaladığı anlaşılmaktadır. 1475 sayılı İş Kanununun 1/3. maddesine göre işveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı muamele ve yüklemlerinden doğrudan doğruya işverenin sorumlu olduğu öngörülmüştür. İşveren vekili olarak hareket ettiği anlaşılan davalı Mustafa Şimşek'in buna rağmen sorumlu tutulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy