(1475 S. K. m. 54)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, ücretli izin, yakacak, giyim yardımı ile akdi ikramiye ve idari tediye ikramiyesinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin 12.06.1997 tarihli davalı işverene verdiği dilekçeyle bazı nedenlerden dolayı istifa ettiğini bildirerek işten ayrıldığı, dosya içerisindeki istifanameden anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece geçici işçi olarak çalışan davacının, her yıl benzer şekilde istifanameler vererek daha açık deyimle istifaya zorlandığı ve vize işlemleri ikmal edilerek işini sürdürdüğü gerekçesine dayanmak suretiyle ihbar ve kıdem tazminatı istekleri hüküm altına alınmışsa da celbedilen şahsi sicil dosyasında belirtildiği gibi istifa dilekçelerine rastlanılmamaktadır. Sadece tanıklar böyle bir uygulamadan söz etmektedirler ki soyut tanık anlatımlarına göre bu istemler kabul edilemez. Davalı resmi bir kurumdur. Bu itibarla dosya içinde bulunan istifa dilekçesi davacıyı bağlar. Böyle olunca ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmelidir.
3- İşyerinde uygulanmakta olan TİS'ne göre davacının 24 gün üzerinden yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporda üç hafta tatili gününün ilave edilmesi doğru değildir. Zira davacının böyle bir talebi yoktur. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 54/son maddesinde konu açıkça düzenlenmiştir. Buna göre "yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili ... ücretleri ayrıca ödenir". Bu hükümden hareketle 27 gün üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, 03.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy