(1475 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, işgücü ve vardiya tazminatı ara dinlenme, ücret ve ikramiye fark alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin 6.8.1985 tarihinde Türkiye Kömür İşletmelerinde çalışmaya başladığı, bu işletmenin muvafakati ve o tarihdeki adıyla Türkiye Elektrik Kurumu Genel Müdürlüğünün kabulü ile 25.8.1989 tarihinden itibaren naklen bu son idareye ait iş yerinde çalışmaya başladığı ve bu çalışması devam ederken iş yerinde bir işletme toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe konuluduğu bu sözleşme hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesi tarafları arasında 23.2.1990 ve 29.9.1993 tarihli protokoller düzenlenerek ücret ayarlamaları yapıldığı konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur.
Anılan protokoller uyarınca işçilerin 2705 sayılı Kanunla T.E.K.'e devredilen belediyelere ait işyerlerinde çalışmış olan ve halende davalı TEAŞ'da çalışmalarını sürdüren işçilerin ücretlerinin kıdemleri dikkate alınarak tespit edilmek suretiyle karşılıklarının ödenmesinin öngörüldüğü açıktır. Davacı işçi kendisininde protokolün kapsamına girdiğini ancak davalı idare tarafından aksi görüş kabul edilerek kıdeminin T.K.İ. deki hizmeti dikkate alınmaksızın tespit edildiğini iddia ederek fark alacak isteklerinde bulunmuştur.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının bu protokollerin kapsamına girmediği protokol metinleri içeriğinden anlaşılmaktadır. Ne varki mahkemece TEAŞ'a geçişin naklen atamaya dayalı olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit bulunması gerekçesi ile istekler hüküm altına alınmıştır. Naklen atamanın varlığı toplu iş sözleşmesinin ve onun doğrultusundaki protokollerin açık hükümleri işçiler lehine getirilen kimi menfaatlerden o kapsama girmeyen davacı pozisyonundaki kişilerin yararlandırılmalarını gerektirmez. Bir başka anlatımla yararlandırılmak ayrı bir konu, naklen atama bir başka konudur. Bunlar arasında bir özdeşlik söz konusu değildir. Davanın reddedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.04.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy