(2821 S. K. m. 10, 17)
Dava: 1. Abdülkadir Yörür 2. Özkan Şener adlarına Avukat Hacer Tuna Eşitgen ile Dok Gemi İş Sendikası Genel Merkezi adına Avukat Neyzar Aydıncık aralarındaki dava hakkında İstanbul 5. İş Mahkemesinden verilen 2.2.1999 günlü ve 1207-4 sayılı hüküm davacılar avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı sendikanın İstanbul-Pendik şubesinin 21.6.1998 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunun çoğunluk sağlanmadan ve delege sıfatını kazanmayan kişilerin katılımıyla yapıldığını belirterek, yasa ve sendika ana tüzüğüne aykırı olarak yapılan genel kurulun iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, delege sayısının 237 olarak kesinleştiği ve bu delegelerden 7 kişinin listelere mükerrer olarak yazıldığı gibi, bir delegenin de emekli olması nedeniyle 229 delege sayısının bulunduğunu, seçime 123 kişinin katıldığı, salt çoğunluk sağlandığı ve 5 kişinin de tabii delege olduklarını belirterek davacıların isteklerini reddetmiş olup, karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı şekilde, Dok Gemi-İş Sendikası Pendik Şubesi'nin seçilmiş delege sayısı 225, doğal delege sayısı ise 12 olup, toplam delege sayısı 237 dir. Toplantıya ise 115 delegenin katıldığı hükümet komiserinin raporuyla belirlenmiştir.
Sendikalar yasasının 13. maddesine göre toplantı nisabı üye veya delege tamsayısının salt çoğunluğudur.
İlçe Seçim Kurulu Başkanı tarafından kesirleştirilen listelere göre delege sayısı 237 olup, yine resmi belge niteliğinde sayılabilecek Hükümet Komiseri raporuyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü yazılarına göre toplantıya 115 delege katılmış olmakla toplantı nisabı sağlanamamıştır. Bu durumda salt çoğunluk 119 olduğundan mahkemenin salt çoğunluğu 115 olarak kabul eden düşüncesi hatalıdır.
Ayrıca Sendikalar Yasasının 10. maddesinde "Delege sıfatı müteakip Olağan Genel Kurul için yapılacak delege seçim tarihine kadar devam eder" denilmektedir.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde, sendikanın 9.7.1995 tarihinde yapılan olağan genel kurula delege listesinde isimleri yer almayan 14 kişinin olağanüstü delege listesinde yer aldıkları anlaşılmaktadır.
Dok Gemi-İş Sendikası ana tüzüğüne göre şube genel kurul delege tam sayısı 237 olup, olağan genel kurulu delege olarak katılmış olan ve delegelikleri yasa gereği bir sonraki olağan genel kurula kadar devem edecek delegeler yerine delege sıfatını kazanmayan kişilerin delege olarak toplantıya katıldıkları açıktır. Ayrıca Sendikalar Yasasının 13. maddesinin 2. fıkrasına göre, delegelerle toplanan genel kurullarda delege olmayanlar nisapta yer alamazlar.
Yine bilirkişinin belirlediği 14 kişilik delege sıfatları bulunmayanlar listesinden 5 kişinin atama yoluyla yöneticiliğe getirildikleri anlaşılmaktadır.
Sendikalar Kanununun delege usulüne ilişkin olmak üzere getirdiği düzenleme ile doğal delegelik yolu kapatılmıştır. Yasanın 10. maddesinde delegelerin mutlaka seçim yoluyla gelmeleri öngörülmüş ve böylece tüzük yoluyla belirli kişilerin veya yönetim kurulunun atadığı kişilerin genel kurula doğal delege sıfatıyla katılmaları kesinlikle mümkün olmayacaktır. Bu kuralın tek istisnası ise, yönetim ve denetleme kurulunun seçimle göreve gelen yönetici ve deneticilerinin delege olarak genel kurula katılabilmeleridir. Davalı tarafın iddia ettiği gibi organların infisahı halinde yeni yönetim kurulunun da seçim yoluyla teşekkül ettirileceği yasanın 17. maddesinde hüküm altına alınmış olmakla, atama yoluyla yönetime getirilen ve genel kurula katılan 5 kişinin delege sıfatları bulunmamaktadır.
Bütün bu anlatımlardan görüleceği şekilde delege sıfatları bulunmayan kişilerin katılımlarıyla genel kurul açılmış ve kesinleşen belgelere göre 115 kişinin iştirak ettiği genel kurulda hazır bulunanlardan en aşağısı 14 kişinin hiçbir delegelik sıfatı bulunmadığı ve bu kişilerin yasanın 13. maddesinin 2. fıkrasında gösterildiği şekilde nisapta dikkate alınmamaları gerektiğinden, delege sıfatını seçim yoluyla kazanmayan kişilerin katılımları ve oy kullanmaları şeklinde yapıları olağanüstü genel kurul toplantısı yasaya aykırı olduğundan, mahkemenin genel kurulun iptali yerine davacıların aynı yöne ilişkin isteklerini red eden mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.3.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy