(2821 S. K. m. 25/2)
Dava: E..... Demir Çekme San. ve Tic. A.Ş. adına Avukat E. ile 1. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına Avukat A. 2. Ö.... Çelik İş Sendikası adına Avukat M. aralarındaki dava hakkında (İstanbul Üçüncü İş Mahkemesi)nden verilen 3.2.1999 günlü ve 1132-9 sayılı hüküm davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi sendikası 26.9.1997 tarihinde davacıya ait işyerinde çoğunluk tespiti isteğiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurmuş, Bakanlıkça yapılan araştırma ve inceleme sonucunda işyerinde 59 işçinin çalıştığı bunlardan 31'inin davalı sendikaya üye olduğu belirlenerek bir tespit yazısıyla ilgililere bu durum tebliğ edilmştir.
Davacı işveren üye sayısının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek itiraz davası açmıştır. Mahkemece mütalaasına başvurulan bilirkişi raporunda işçi sayısının 48 üye sayısının 25 olduğunu belirlemiş mahkemece bu rapor esas alınarak davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre 4 işçinin davalı sendikadan istifa ettikleri anlaşılmaktadır. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 25. maddesinin 4101 sayılı Yasa ile değişik 2. fıkrasına göre üyelikten çekilme başvurma tarihinden itibaren bir ay sonra geçerlidir.
Dosyada bulunan belgelerden dört işçi ile ilgili olarak çekilme işleminin hangi tarihte gerçekleştiği konusunda tereddütler mevcuttur. A., İ., H., M. ile ilgili olarak noterlikçe çekilme iradesinin tasdikinin 4.9.1997 tarihinde gerçekleştiği, bu tasdik belgesinin üst tarafında ise yevmiye namarasının 4.8.1997 tarihinde verildiğinin gösterildiği bir başka anlatımla bu tarihlerin birbirini tutmayıp farklı oldukları anlaşılmaktadır. Dört işçi ile ilgili olarak yapılacak bir değerlendirme sonuca etkilidir. Gerçekten çekilme işlemi 4.8.1997 tarihinde gerçekleşmiş ise bir ay sonra bu çekilme etkisini doğuracağından 26.9.1997 başvurma tarihinde bunun davalı sendika üyesi olarak kabul edilmesi doğru değildir. 4.9.1997 tarihi esas alacak olursa bir aylık süre geçmediği için sendika üyeliği devam ettiği sonucunun kabulü gerekir. Görüldüğü gibi bu sorun verilecek karar açısından son derece önemlidir. Mahkemece konu üzerinde durulup değerlendirme yapılmamıştır. Eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy