(1475 S. K. m. 13, 14, 17, 18)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalıya ait işyerinde çalışırken doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranışta bulunduğu 3.11.1997 tarihinde işyerinde düzenlenen tutanakla tespit edildiği, toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca bu eyleminden dolayı 4.11.1997 tarihind esavunmasının alındığı, davacı işçinin 11.11.1997 tarihinden itibaren ardı ardına birer aylık raporlar aldığı, rapor süresi içinde davalı işveren tarafından 6.1.1998 tarihinde hizmet sözleşmesinin feshedildiği, feshin haklı nedene dayanmadığı iddiasıyla davacı işçi tarafından daha sonra ihbar ve kıdem tazminatı isteği ile dava açıldığı mahkemece altı iş günlük sürenin geçirilmediği görüşü benimsenerek ve feshin haklı olduğu kabul edilmek suretiyle davanın reddedildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık 1475 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde öngörülen feshe neden olan olayın öğrenilmesinden itibaren işleyecek olan altı iş günlük sürenin somut olayda geçirilmiş olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı işçinin istirahat süresi içinde sözleşmesinin feshedilemeyeceği görüşü benimsenemez. Bir başka anlatımla bildirimsiz fesih hakkı raporlu sürede kullanılabilir. Ancak fesih rapor süresinin sonunda hükmünü icra eder. Bu durumda 3.11.1997 tarihinde feshe yetkili makam olayı öğrenmiş olup altı işgünlük süre geçirildikten çok sonra 6.1.1998 tarihinde feshi gerçekleştirmiş bulunduğundan hak düşürücü süre geçirilmiştir. Bunun sonucu olarak da artık haklı fesihten söz edilemeyeceğinden istekleri değerlendirmeye tabi tutularak hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.4.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy